Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > rope dancer nedir, rope dancer ne demek, rope dancer türkçesi, türkçe anlamı (rope dancer nnd)

rope dancer nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






rope dancer   US UK

  1. İp cambazı

rope   US UK (nedir ne demek)

  1. Bağlamak, halatla bağlamak, kementle yakalamak, ip ip olmak (sıvı)
  2. İp, halat
  3. idam
  4. İp gibi dizilmiş şey
  5. Nemli veya yapışkan lif veya iplik
  6. B.D

dancer   US UK (nedir ne demek)

  1. Dans eden kimse, dansör, dansöz
  2. Dansçı kız, danseden kimse, dansöz, rakkas, dansçı

ip cambazı (nedir ne demek)

  1. İki direk arasında, yüksekte gerilmiş ip üzerinde gösteriler yapan cambaz.
  2. (en) Ropedancer. tightrope walker. tightrope dancer. wire walker.

cambaz (nedir ne demek)

  1. Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat
    Örnek: Önüne getirilen ata bir cambaz çevikliğiyle atladı. Ö. Seyfettin
  2. At alıp satan veya yetiştiren kimse
    Örnek: Bitişik komşumuz cambaz İbrahim -bizde at alıp satanlara cambaz derler- hacca gitti, geldi. M. Ş. Esendal
  3. Usta, becerikli kimse.
  4. Kurnaz, hileci, hilekâr.
  5. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik.
  6. 1 - Denge sanatında uzman ve usta olan kişi. 2 - İp üstünde yürüyen ve çeşitli tehlikeli numaralar yapan becerili sanatçı. bk. rismanbaz.
  7. (en) Acrobat. stunter. coper. distortionist.
  8. (en) Acrobat. rope dancer. horse dealer. sly. cunning. crafty.
  9. (en) Rope-Walker. acrobat. horse-dealer. swindler. rope dancer.
  10. (en) balancer
  11. (fr) équilibriste

bağlamak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak.
  2. Düğümlemek.
  3. Yara ilaç koyup bezle sarmak.
  4. Denk yapmak, paket yapmak.
  5. Oluşmak, tutmak, meydana gelmek
    Örnek: Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı / Her yüze çiziyordu bir hüzün kırışığı. F. N. Çamlıbel
  6. Bir iş veya kimse için ayırmak, tahsis etmek.
  7. Anlaşma yapmak.
  8. Uyulması zorunlu olmak
    Örnek: Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Anayasa
  9. İlzâm etmek, borçlandırmak.
  10. (en) Fixate. tie. bind. attach. fasten. connect. tie down. unite. conjoin. assign. affiliate. attribute. band. bandage. bond. brace. braid. clasp. colligate. concatenate. copulate. cord. couple. do up. engage. enthral. enthrall. fasten up. fix. grapple. g.
  11. (en) Affix. attach. attribute. bandage. bind. bolt. connect. fasten. hitch. lace. loop. obligate. tie. yoke.
  12. (en) Assess. attach. bind. link. connect. mount. to tie. to attach. to connect. to bond. to wrap. to fasten. to bind. to couple. to gear. to join. to unite. to assemble. to pack. to hoop. to conclude. to link. to engage. to brace. to lock. to fix. t.
  13. (en) tether

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük