|
rolled
-
Yuvarlanmak, dürmek, yuvarlamak, rulo yapmak, tomar yapmak, sarmak, top yapmak, döndürmek, oklava ile açmak (hamur), silindirle ezmek, sallana sallana gitmek, tekerlekler üzerinde gitmek, dalga dalga göndermek, soymak (sarhoş vb), sallamak
-
Yuvarlanmış, dönmüş, etrafında döne döne hareket etmiş; bir silindir şekline dönüşmüş, yuvarlanmış; bir makara veya bobine sarılmış
-
Kendi üzerinde dönerek hareket etmek.
-
Dökülerek düşmek
Örnek:
Bu hayvancıklara bakarken gözlerimden yaşların yuvarlandığını ve toplandığını duydum. M. Ş. Esendal
-
Devrilmek, düşmek
Örnek:
Kapı açılır açılmaz yüzükoyun ve kaskatı yere yuvarlandı. A. Gündüz
-
Ansızın, beklenmedik bir zamanda ölmek.
-
Bowl. roll. roll over. roll up. trundle. trundle along. tumble. wallow. welter. wheel.
-
Tumble. wallow. to revolve. turn round. to roll along. to topple over. to rotate. to turn around.
-
Trundle. tumble.
-
Bir şeyi kıvırıp silindir biçiminde kendi üzerine sarmak.
-
Bir şeyi üst üste katlamak.
-
Roll. to roll up.
-
To roll sth up.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|