Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > roll up nedir, roll up ne demek (roll up nnd)

roll up nedir, roll up ne demek?

roll up   US UK

  1. Harekete geçmek, yanaşmak, araba ile gelmek, gelmek, çıkagelmek, yuvarlanmak, toplanmak, yığılmak, birikmek, sarmak, dürmek, sıvamak, biriktirmek, yığmak

roll   US UK (nedir ne demek)

  1. Yuvarlanmak, dürmek, yuvarlamak, rulo yapmak, tomar yapmak, sarmak, top yapmak, döndürmek, çevirmek, havada takla atmak, sürmek, kullanmak, oklava ile açmak (hamur), silindirle ezmek, yaprak haline getirmek [met.], haddeden geçirmek, ağzında yuvarlaya
  2. Yuvarlamak
  3. Çevirmek, devirmek
  4. Top etmek, sarmak
  5. Kalın sesle söylemek
  6. Açmak, oklava ile açmak
  7. Haddeden geçirmek
  8. Hızlı hızlı davul çalmak
  9. R harfini şiddetle söylemek
  10. Yuvarlanmak, tekerlenmek, yuvarlanıp gitmek, tekerlek üstünde gitmek
  11. Dönmek, dolaşmak, deveran etmek
  12. İnişli yokuşlu uzanıp gitmek
  13. Dalgalanmak
  14. Top olmak, sarılmak
  15. Gürlemek
  16. Oklava ile açılmak
  17. Geçip gitmek rolled oats yulaf ezmesi.
  18. Yuvarlanış, yuvarlayış, tekerleme
  19. Devirme, devrilme
  20. Silindir, yuvak, merdane
  21. Tomar şeklinde şey
  22. Liste, defter, sicil, kayıt
  23. Top, rulo
  24. Bir çeşit küçük ekmek
  25. Gümbürtü, gök gürlemesi
  26. Kabarıklık
  27. Bükülüp tomar haline konabilen tuvalet takımı çantası
  28. Geminin sallaması, yalpa
  29. (argo) para tomarı, para
  30. Hav

up   US UK (nedir ne demek)

  1. Yukarıya, yukarıda
  2. Yükseğe
  3. Müz
  4. (-upped, -upping) yükseltmek
  5. Dili
  6. Yukarıya
  7. Ayağa
  8. Tamamen.
  9. Yukarı, yukarıya, tepesinde, içeride (ülke)

harekete geçmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmaya başlamak, bitirmek amacıyla bir işe girişmek.
  2. (en) Take action, start to move, bestir oneself, gang, gang up, roll up.

geçmek (nedir ne demek)

  1. Bir yerden başka bir yere gitmek
    Örnek: Elindeki kitabı bırakıp bulundukları odaya geçtim. T. Buğra
  2. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak.
  3. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
  4. Bir duruma uğramak, konu olmak.
    Örnek: Limanlarımızda kabotaj hakkı tamamıyla Türklere geçmiştir. E. İ. Benice
  5. Bırakmak, vazgeçmek.
  6. Yaşamak.
  7. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak
    Örnek: Hakkın var... Ne çare ki bizden geçti, diye söyleniyor. R. N. Güntekin
  8. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek
    Örnek: Bu odanın içinde geçen aşk anları artık çok uzaklardaydı. A. İlhan
  9. Bk. göstermek
  10. (en) Pass beyond.
  11. (en) Pass by.
  12. (en) Pass away.
  13. (en) Go by.
  14. (en) Expire.
  15. (en) Convert.
  16. (en) Eclipse.
  17. (en) Excel.
  18. (en) İntervene.
  19. (en) Omit.
  20. (en) Outdo.
  21. (en) Migrate.
  22. (en) To pass.
  23. (en) To pass over.
  24. (en) Pass into.
  25. (en) Adjourn.
  26. (en) Track.
  27. (en) Transmigrate.
  28. (en) Ride.
  29. (en) Pass.
  30. (en) Exceed.
  31. (en) Elapse.
  32. (en) Cross.
  33. (en) Surpass.
  34. (en) Leave behind.
  35. (en) Outrun.
  36. (en) Outdistance.
  37. (en) Beat.
  38. (en) Better.
  39. (en) Best.
  40. (en) Outgrow.
  41. (en) Fit in.
  42. (en) Clear.
  43. (en) Be over.
  44. (en) Be valid.
  45. (en) Be current.
  46. (en) Be transmitted.
  47. (en) Abate.
  48. (en) Catch.
  49. (en) Change to.
  50. (en) Come.
  51. (en) Outstrip.
  52. (en) Skip.
  53. (en) Transcend.
  54. (en) Wade.
  55. (en) To cross.
  56. (en) To traverse.
  57. (en) To go through.
  58. (en) To pass by.
  59. (en) To go over.
  60. (en) To cross over.
  61. (en) To outgo.
  62. (en) To surpass.
  63. (en) To percolate.
  64. (en) To skip.
  65. (en) To shunt.
  66. (en) To overreach.
  67. (en) To transfer.
  68. (en) To permeate.
  69. (en) To mesh.
  70. (en) To blow.
  71. (en) To adapt.
  72. (en) To outstrip.

yanaşmak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek
    Örnek: Usulca avluya indim, rafa doğru yanaştım. F. R. Atay
  2. Vapur, kayık vb. kıyıya varmak
  3. Karışmak, ilgilenmek, istek göstermek
    Örnek: Ali Mehmet Bey, cihetlere yanaşacak kimselerden değildir. S. M. Alus
  4. İlişki kurmak
    Örnek: Vahşi ve utangaç olduğu için pek yanaşmaz. R. N. Güntekin
  5. (en) Draw into.
  6. (en) Accost.
  7. (en) Approach.
  8. (en) Draw close.
  9. (en) Sidle.
  10. (en) To draw near.
  11. (en) To pull alongside to dock.
  12. (en) To sidle up to.
  13. (en) To be willing to agree to.
  14. (en) Draw near.
  15. (en) Lend oneself to.
  16. (en) Roll up.
  17. (en) Walk up.
  18. (en) Walk up to.
  19. (en) To approach.
  20. (en) To come near/closer.
  21. (en) To draw up alongside.
  22. (en) To pull alongside.
  23. (en) To accede.
  24. (en) To come alongside.
  25. (en) To go along with (a plan.
  26. (en) To cozy up to.
  27. (en) To try to ingratiate oneself with sb.
  28. (en) To board.
  29. (en) To come closer.
  30. (en) To range.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.017