Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > rol almak nedir, rol almak ne demek (rol almak nnd)

rol almak nedir, rol almak ne demek?

rol almak

  1. Bir oyunda görev almak.
  2. (en) Take part, play a part, act a part, play, bear a part in.

rol (nedir ne demek)

  1. Bir kişiliği canlandıran oyuncunun söylemesi ve yapması gereken hareketlerin genel adı.
  2. Bir işte bir kimse veya şeyin üstüne düşen görev
    Örnek: Ev kadını rolünü çok ciddiyetle ele almıştım. H. E. Adıvar
  3. Gerçek olmayan davranış, gösteriş.
  4. Bk. üstlence
  5. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün.
  6. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik.
  7. (en) Role, part, character.
  8. (en) The ISO 4217 currency code for the Romanian Leu.
  9. (en) Abbrev n, 'Rear-Of-Leg' A location for a main throwout pilot chute Typically, the bridle runs from the pin, under the flap, then across the outside of the container, then over to the legstrap.
  10. (en) Romanian lei.
  11. (en) Running Off Line.
  12. (en) Role.
  13. (en) Part.
  14. (en) Histrionics.
  15. (en) Ploy.
  16. (en) Pretence.
  17. (en) Line.
  18. (en) Representation.
  19. (en) Status.
  20. (al) Rolle, Teil
  21. (fr) Rôle, personnage
  22. (fr) Rôle

üstlence (nedir ne demek)

  1. Bir bireyin toplumsal işbölümü gereği yerine getirdiği işlev ya da bir işmenin üstlendiği işpayı.
  2. (en) Role.

almak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
  3. Birlikte götürmek.
  4. Satın almak
    Örnek: Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. N. Cumalı
  5. Ele geçirmek, fethetmek
    Örnek: Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. Ö. Seyfettin
  6. İçine sığmak.
  7. Kabul etmek.
  8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
  9. Bk. çevirmek
  10. (en) Take on.
  11. (en) Occupy.
  12. (en) Get.
  13. (en) Take.
  14. (en) Receive.
  15. (en) Accept.
  16. (en) Take in.
  17. (en) Seize.
  18. (en) Capture.
  19. (en) Conquer.
  20. (en) Pick up.
  21. (en) Gain.
  22. (en) Put on.
  23. (en) Admit.
  24. (en) Assume.
  25. (en) Borrow.
  26. (en) Collect.
  27. (en) Come in.
  28. (en) Divest smb.
  29. (en) Draw.
  30. (en) Enter on.
  31. (en) Enter upon.
  32. (en) Enucleate.
  33. (en) Excise.
  34. (en) Extract.
  35. (en) Fetch.
  36. (en) Garner.
  37. (en) Have.
  38. (en) Help one.
  39. (en) Claim.
  40. (en) Derive.
  41. (en) Hold.
  42. (en) Keep.
  43. (en) Obtain.
  44. (en) Score.
  45. (en) Secure.
  46. (en) Trade.
  47. (en) To take.
  48. (en) To get.
  49. (en) To receive.
  50. (en) To buy.
  51. (en) To take sb in marriage.
  52. (en) To hold.
  53. (en) To take along.
  54. (en) To call for.
  55. (en) To capture.
  56. (en) To conquer.
  57. (en) To catch.
  58. (en) To take on.
  59. (en) To hire.
  60. (en) To employ.
  61. (en) To move.
  62. (en) To remove.
  63. (en) To take away.
  64. (en) To sweep.
  65. (en) To clean.
  66. (en) To dust.
  67. (en) To sense.
  68. (en) To smell.
  69. (en) To purchase.
  70. (en) To marry a girl.
  71. (en) To be able to contain.

oyun (nedir ne demek)

  1. Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence.
  2. Kumar
    Örnek: Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar. P. Safa
  3. Şaşkınlık uyandırıcı hüner.
  4. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
  5. Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü
    Örnek: Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor. H. E. Adıvar
  6. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
  7. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.
  8. Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
  9. Oyunluktaki belli bir kimseyi canlandırma işi
  10. Bu işin yapılış biçimi.
  11. Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenmeoyunu, ölümoyunu, erlikoyunu, erginlikoyunu.
  12. Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik.
  13. (en) Game.
  14. (en) Performance.
  15. (en) Stage play.
  16. (en) Acting.
  17. (en) Dodge.
  18. (en) Piece.
  19. (en) Prank.
  20. (en) Ruse.
  21. (en) Theatrical presentation.
  22. (en) Folk dance.
  23. (en) Movement designed to throw one's opponent off guard.
  24. (en) Play.
  25. (en) Dance.
  26. (en) Sport.
  27. (en) Trick.
  28. (en) Canard.
  29. (en) Device.
  30. (en) Frolic.
  31. (en) Hoax.
  32. (en) Presentment.
  33. (en) Representation.
  34. (en) Wheeze.
  35. (en) Sell.
  36. (en) Show.
  37. (en) Spectacle.
  38. (en) Wiles.
  39. (en) Drama.
  40. (en) Deception.
  41. (en) Joke.
  42. (en) Artifice.
  43. (en) Chicane.
  44. (en) Delusion.
  45. (en) Fetch.
  46. (en) Filmization or filmisation.
  47. (en) Frisk.
  48. (en) Hand.
  49. (en) Jape.
  50. (en) Lark.
  51. (al) Darstellung, Darstellerbesetzung, Spiel
  52. (fr) İnterprétation, jeu
  53. (fr) Danse

görev (nedir ne demek)

  1. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
  2. İş görme yetisi, fonksiyon.
  3. Resmî iş, vazife
    Örnek: Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti. A. İlhan
  4. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
  5. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
  6. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.
  7. (en) Mission.
  8. (en) Duty.
  9. (en) Onus.
  10. (en) Place.
  11. (en) Post.
  12. (en) Jurisdiction.
  13. (en) Portfolio.
  14. (en) Administrative function.
  15. (en) Bailiff.
  16. (en) Cakewalk.
  17. (en) Work.
  18. (en) Function.
  19. (en) Service.
  20. (en) Part.
  21. (en) Assignment.
  22. (en) Commission.
  23. (en) Appointment.
  24. (en) Billet.
  25. (en) Business.
  26. (en) Charge.
  27. (en) Devoir.
  28. (en) Employment.
  29. (en) İncumbency.
  30. (en) Office.
  31. (en) Piece of work.
  32. (en) Position.
  33. (en) Situation.
  34. (en) Stint.
  35. (en) Task.
  36. (en) Workings.
  37. (en) Business position.
  38. (en) Role.
  39. (en) Station.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011