Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > rodentisit nedir, rodentisit ne demek (rodentisit nnd)

rodentisit nedir, rodentisit ne demek?

rodentisit

  1. Fare, sıçan ve diğer kemiricileri kontrol etmek için kullanılan biyosidal ürünlerin genel adı.
  2. (en) Rodenticide.

fare   US UK (nedir ne demek)

  1. Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus).
  2. Sıçan.
  3. Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımından, sıçanımsılar'a (Myomorpha) mensup memelilerin genel adı.
  4. (en) Proceed or get along; 'How is she doing in her new job?'; 'How are you making out in graduate school?'; 'He's come a long way'.
  5. (en) Eat well.
  6. (en) The price charged for transportation 2 A paying passenger on a plane, train, or other public means of transport 3 Range of food, for example, the fare served by a restaurant.
  7. (en) The sum charged for riding in a public conveyance.
  8. (en) Paying passenger.
  9. (en) The food and drink that are regularly consumed.
  10. (en) The food and drink that are regularly consumed a paying passenger the sum charged for riding in a public conveyance eat well.
  11. (en) The catch of fish on a fishing vessel.
  12. (en) Dormouse.
  13. (en) To go; to pass; to journey; to travel.
  14. (en) To be in any state, or pass through any experience, good or bad; to be attended with any circummstances or train of events, fortunate or unfortunate; as, he fared well, or ill.
  15. (en) To be treated or entertained at table, or with bodily or social comforts; to live.
  16. (en) To happen well, or ill; used impersonally; as, we shall see how it will fare with him.
  17. (en) To behave; to conduct one's self.
  18. (en) Journey; a passage.
  19. (en) The price of passage or going; the sum paid or due for conveying a person by land or water; as, the fare for crossing a river; the fare in a coach or by railway.
  20. (en) Ado; bustle; business.
  21. (en) Condition or state of things; fortune; hap; cheer.
  22. (en) Food; provisions for the table; entertainment; as, coarse fare; delicious fare.
  23. (en) The person or persons conveyed in a vehicle; as, a full fare of passengers.
  24. (en) House mouse.
  25. (en) Whisker.
  26. (en) An agenda of things to do; 'they worked rapidly down the menu of reports'.
  27. (en) The required payment for a ride on a public transportation vehicle It must be paid by an acceptable means, for example, using cash, token, ticket, transfer, farecard, voucher, pass or user's fee.
  28. (en) Fahrpreis.
  29. (en) Mouse.
  30. (fr) Souris
  31. Yol parası, bilet ücreti
  32. Navlun
  33. Yolcu, kayık veya araba yolcusu
  34. Yiyecek
  35. Eski olmak, vaki olmak
  36. Başından geçmek
  37. Yemek yemek
  38. Geçinmek, yemek temin etmek
  39. Eski yolculuk etmek
  40. Gitmek (iş), yola çıkmak, olmak, başından geçmek

sıçan (nedir ne demek)

  1. Fare.
  2. Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus).
  3. (en) Mouse.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.007