Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > rigid body nedir, rigid body ne demek (rigid body nnd)

rigid body nedir, rigid body ne demek?

rigid body

  1. Sert nesne

rigid   US UK (nedir ne demek)

  1. Eğilmez, bükülmez, katı, dimdik
  2. Sert, şiddetli.rigidly z .kımıldamayarak, dimdik
  3. Sert, katı, eğilmez, kaskatı, dimdik, sabit, esnemez, kesin, dik kafalı, değişmez

body   US UK (nedir ne demek)

  1. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü.
  2. (en) Physical form of a person or animal; corpse, carcass; torso; main part, mass; group (of people, things, ideas, etc.); substance; human being.
  3. Beden, vücut
  4. Ceset
  5. Gövde
  6. Bir şeyin ana bölümü
  7. Karoser (araba)
  8. Geom
  9. Şekil vermek
  10. Şekil yönünden temsil etmek.
  11. Karoser, vücut, gövde, beden, ceset, cisim; hacim; büyük kısım; birlik, grup, kuruluş, kütle

sert nesne (nedir ne demek)

  1. Zorlama ve devinim etkisi altında biçimi ve boyutları değişmeyen cisim; bu durumda cismi oluşturan parçacıklar arası uzaklıklar değişmez.
  2. Zorlama ve devinim etkisi altında biçimi ve boyutları değişmeyen cisim; bu durumda cismi oluşturan parçacıklar arası uzaklıklar değişmez.
  3. (en) Rigid body.
  4. (al) Starrer Körper
  5. (fr) Corps rigide

sert (nedir ne demek)

  1. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.
  2. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
    Örnek: Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor. T. Buğra
  3. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı.
  4. Güçlü kuvvetli
    Örnek: Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi. M. Ş. Esendal
  5. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
  6. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
    Örnek: Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı. M. Ş. Esendal
  7. Gönül kırıcı, katı, ters
    Örnek: ... sarardı, dudakları titredi, ama adam sert bir davranışla kadehi kadının eline tutuşturdu. H. E. Adıvar
  8. Hırçın, öfkeli, hiddetli, gönül kırıcı
  9. Sertlik özelliği gösteren.
  10. (en) Acrimonious.
  11. (en) Boisterous.
  12. (en) Curt.
  13. (en) Dour.
  14. (en) Ferocious.
  15. (en) Fresh.
  16. (en) Potent.
  17. (en) Brisk.
  18. (en) Crabby.
  19. (en) Craggy.
  20. (en) Draconian.
  21. (en) Generous.
  22. (en) Heavy handed.
  23. (en) High.
  24. (en) Keen.
  25. (en) Hard line.
  26. (en) Hard.
  27. (en) Stiff.
  28. (en) Tough.
  29. (en) Strong.
  30. (en) Unshaded.
  31. (en) Brisk, boisterous.
  32. (en) Short.
  33. (en) Round.
  34. (en) Firm.
  35. (en) Sharp.
  36. (en) Strict.
  37. (en) Harsh.
  38. (en) Drastic.
  39. (en) Severe.
  40. (en) Violent.
  41. (en) Brutal.
  42. (en) Acrid.
  43. (en) Adamant.
  44. (en) Astringent.
  45. (en) Austere.
  46. (en) Bitter.
  47. (en) Bossy.
  48. (en) Cast-Iron.
  49. (en) Caustic.
  50. (en) Crusty.
  51. (en) Cutting.
  52. (en) Exact.
  53. (en) Exacting.
  54. (en) Fierce.
  55. (en) Flinty.
  56. (en) Forbidding.
  57. (en) Get-Tough.
  58. (en) Granite.
  59. (en) Grim.
  60. (en) Gruff.
  61. (en) Heady.
  62. (en) Leathery.
  63. (en) Pungent.
  64. (en) Repressive.
  65. (en) Rigid.
  66. (en) Rigorous.
  67. (en) Rough.
  68. (en) Rude.
  69. (en) Scathing.
  70. (en) Smart.
  71. (en) Starchy.
  72. (en) Steely.
  73. (en) Stern.
  74. (en) Stony.
  75. (en) Surly.
  76. (en) Turbulent.
  77. (en) Uncharitable.
  78. (en) Unkind.
  79. (en) Vehement.
  80. (en) Vitriolic.
  81. (en) Biting.
  82. (en) Hurtful.
  83. (en) Brusque.
  84. (en) Abrupt.
  85. (en) Pung.
  86. (en) Nipping.
  87. (fr) Dur

nesne (nedir ne demek)

  1. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi, maddesi olan her türlü cansız varlık, şey, obje
    Örnek: Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil. S. M. Alus
  2. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
  3. Öznenin dışında kalan her konu, obje
    Örnek: Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş. S. Birsel
  4. (Derleme., belirtilinesne, -i'li tümleç, -i'linesne) Geçişli eylemi tümleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali bir kitap almış; Öğrenci para bulmuş, sahibine vermiş; Öğretmen ders anlatıyor; Meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb.
  5. İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık.
  6. (Lat. objectum = karşıda bulunan, karşıya konan) : 1- (Genellikle) Karşımızda bulunan şey. 2- Öznenin bağlılaşık kavramı olarak, özne ediminin, bilincin kendisine yöneldiği şey: a. Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanannesne, kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey; bilinçte, düşünmenesnesi (konu) olarak düşünme olayının karşısında bulunan şey; düşüncel (ideal)nesne. b. Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek (real)nesne; gerçeklik olarak, dışdünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey.
  7. (en) Object.
  8. (en) Objective.
  9. (en) Article.
  10. (en) Body.
  11. (en) Charm.
  12. (en) Chose.
  13. (en) Determined direct object.
  14. (en) Objective case.
  15. (en) Stuff.
  16. (en) Thing.
  17. (en) Thingamajig.
  18. (en) Anything şey.
  19. (en) Obje.
  20. (en) Object obje.
  21. (en) Direct object.
  22. (en) Anything.
  23. (al) Gegenstand
  24. (fr) Objet
  25. (fr) Complément direct déterminé, object
  26. (la) Objectum

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010