|
reverse charge call
-
Aksi, arka, ters, tersine dönmüş
-
Terslik yapan
-
Ters çevirmek, tersine çevirmek
-
Yerlerini değiştirmek
-
İptal etmek, feshetmek
-
Tersine hareket ettirmek
-
Tersine dönmek
-
Geri vitese almak.
-
Ters taraf, arka taraf
-
Ters, aksi, zıt olan şey
-
Durumun kötüleşmesi, aksilik, felâket
-
mak
-
Yüklemek, doldurmak, itham etmek, şarj etmek, ödetmek, kredi kartından almak; sorumlu tutmak; uyarmak, tembihlemek, bilgi vermek, aydınlatmak, suçlamak, üzerine atmak, saldırmak, hücum etmek
-
Yüklemek, tahmil etmek
-
Doldurmak (tüfek, top, ocak vb)
-
doyurmak
-
(havayı) gerginleştirmek
-
Elek şarj etmek
-
Emretmek, vazifelendirmek, itham etmek, mesul tutmak
-
Mükellef addetmek
-
Fiyat talep etmek
-
Hücum etmek, hamle yapmak, saldırmak
-
Hesaba kaydetmek, geçirmek
-
Emir verilince yere yatmak charge off gözden çıkarmak
-
Elden çıkarmak
-
Yük, hamule
-
Bir atışta kullanılan patlayıcı madde miktarı
-
Görev, vazife
-
İdare, nezaret, bakım
-
emanet
-
mesuliyet
-
İtham, yükümleme
-
Masraf, fiyat
-
ücret
-
Vergi, rüsum, harç
-
Emir, hücum, hamle, saldırı
-
borç
-
Elek şarj
-
Bağırma, çağırma, bağırış, haykırma
-
Ötüş ötme (kuş)
-
Boru (avcılıkta)
-
Boru sesi
-
Kısa ziyaret, kapıdan uğrama
-
Celp, davet, çağrı
-
Lüzum ihtiyaç
-
Hak iddia etme, talep etme
-
yoklama
-
Bağırmak, seslenmek, çağırmak
-
Davet etmek, ilân etmek
-
Bağırarak ilgi çekmek
-
Çağrıda bulunmak, haber vermek (kongre, toplantı)
-
Telefon etmek
-
İsimlendirmek, hitap etmek
-
Çağırmak, bağırmak, seslenmek, aramak (telefon); telefon etmek, telefonda konuşmak; davet etmek, çağrıda bulunmak; dava açmak; adlandırmak, lakap takmak; demek, söylemek, farzetmek, ziyaret etmek, uyandırmak
-
Reverse charge call
-
Değeri ödendikten sonra alıcıya verilecek olan.
-
Karşı tarafça ödenmek şartıyla edilen (telefon) veya çekilen (telgraf).
-
Değeri ödendikten sonra alıcıya verilmek şartıyla.
-
Redeemable. collect. collect.
-
Cash on-delivery. cod.
-
Payment on delivery. sth which has been sent C.O.D. (cash on delivery. collect-on-delivery charges. charges forward s.
ödeme(nedir ne demek)
-
Ödemek işi, tediye.
-
Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması.
-
Borçlunun vermesi gereken şeyi vermesi, tanık ya da bilirkişinin andiçmesi.
-
Payment. pay. payoff. disbursement. settlement. redemption. clearance. conciliation. discharge. inpayment. redress. remuneration. rendering. repayment. satisfaction.
-
Consideration. pay. payment. payoff. redemption. satisfaction. settlement.
-
Acquittance. payment. allotment. disbursing. discharge. liquidation. pay. paying. paying in. paying out. payout. refund. settlement.
-
Edemata , oedemata.
-
performance
-
Payment, redemption, discharge
-
atonement
-
exécution
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|