|
revü kızı
-
Show girl, hoofer
-
Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisi
Örnek:
Güzel bir kadın, filmlerdeki asker revü kızları gibi bir selam verdi. S. F. Abasıyanık
-
Konu açısından sıkı bir bütünlüğü olmayan, birbirlerine gevşekçe bağlanmış, kendi başlarına anlamları olan tablo, ezgi, tekli konuşma, kısa oyun, dans ve karşılıklı konuşmalardan oluşan, kimi eğlendirici, kimi taşlayıcı bir gösteri biçimi.
-
Revue.
-
Revue
-
Revue
-
Revue à grand spectacle
-
I., f. (revved, -ving) i. bir dönüş, çevrim, devir (motor); f., (up ile) hızını değiştirmek (motor).
-
Dişi çocuk
Örnek:
Düşüncesi bu noktaya gelince birdenbire Azize'nin küçük kızını hatırladı. H. E. Adıvar
-
Bakire
-
Evlenmemiş dişi insan.
-
İskambil kâğıtlarında kız resimli kâğıt.
-
Dişi.
-
Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü.
-
Maiden. girl. daughter. miss. chick. chicken. maid. babe. bird. bunny. colleen. female. gal. jenny. lass. lassie.
-
Bird. girl. puss. virgin. wench.
-
Daughter. girl. virgin. maiden. abduct. colleen. lass lassie.
-
Queen
-
Eski veya (Ing). shew (şo) (f). (i). göstermek, arzetmek, göz önüne koymak; ihsan etmek; izhar etmek, meydana çıkarmak; içeriye götürmek; anlatmak, ispat etmek; söylemek; öğretmek; görünmek, gözükmek, kendini göstermek; yarışmaya katılmak; yarışta üçüncü gelmek; (i). gösteriş, görünüş, temaşa; temsil, sergi; gösteri, numayiş; taklit; saltanat, debdebe, azamet; yarışta üçüncü yer; belirti; (k).dili fırsat, şans. show bill büyük harflerle yazılmış duvar afişi. show biz ABD, argo tiyatroculuk. show forth açıklamak, izah etmek, beyan etmek. show of hands onaylayan ellerin havaya kalkması. show off gösteriş yapmak; göstermek. show one's hand kozunu meydana koymak; iskambil elini açmak. show one the door bir kimseye kapıyı göstermek, kapı dışarı etmek, kovmak. show room sergi salonu. show the teeth dişlerini göstermek; şiddetle karşı koymak. show up beklenilen yere gelmek, gözükmek, meydana çıkmak. show window vitrin, dükkân camekânı. for show gösteriş olsun diye.
-
F. dışa vurmak, göstermek, sergilemek, meydana çıkarmak, belirtmek, belli etmek, görünmek, ibraz etmek, belli olmak, gösterimde olmak, kendini göstermek, gösterilmek; renk vermek; sahnelemek; kanıtlamak, açıklamak delâlet etmek, öğretmek
-
I. kız; hizmetçi kız; sevgili. girl friend yakın kız arkadaş; bayan dost. girl scout A.B.D kız izci. girlhood i. kızlık çagı.
-
I. kız, kız arkadaş, sevgili, hizmetçi kız
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|