Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > restore nedir, restore ne demek (restore nnd)

restore nedir, restore ne demek?

restore   US UK

  1. Eski durumuna veya ilk biçimine getirilmiş.
  2. (en) Restored.
  3. (en) To store again; as, the goods taken out were re-stored.
  4. (en) To bring back to its former state; to bring back from a state of ruin, decay, disease, or the like; to repair; to renew; to recover.
  5. (en) To give in place of, or as satisfaction for.
  6. (en) To make good; to make amends for.
  7. (en) To bring back from a state of injury or decay, or from a changed condition; as, to restore a painting, statue, etc.
  8. (en) To form a picture or model of, as of something lost or mutilated; as, to restore a ruined building, city, or the like.
  9. (en) To refurbish a building or other asset to its original condition.
  10. (en) Function that allows users to copy files from the backup storage pool to an on-line storage device.
  11. (en) To return a window to its previous size.
  12. (en) To return a wetland to a close approximation of its condition prior to disturbance by modifying conditions responsible for the loss or change.
  13. (en) To return an icon or maximized window to its normal size.
  14. (en) System, zone, or sensor that is returned to normal status This does not necessarily mean that the alarm system is considered to be back to full operating status by the monitoring facility However, the term tends to be used interchangeably with Reset, and there is no formal or generally-accepted distinction between them.
  15. (en) To make service operative following an interruption by repair, reassignment, rerouting, substitution of parts, or otherwise.
  16. (en) To copy files that once resided on your hard disk from another disk or a tape back onto your hard disk.
  17. (en) The process of returning a backup copy to an active storage location for use TSM has processes for restoring its database, storage pools, storage pool volumes, and users' backed-up files For example, users can copy a backup version of a file from the storage pool to the workstation The backup version in the storage pool is not affected Contrast with backup.
  18. (en) To retrieve a file from backup If a file has been accidentally erased or corrupted, it can be restored if there is a backup.
  19. (en) To recall a previously used lighting state later in the performance.
  20. (en) To return your device to the state it was in when data was last backed up This involves copying your backup data to your hp Jornada.
  21. (en) An Administrator can restore -- bring back -- an archived TechPak or TechNeed and actively work on it again.
  22. (en) To return data on a disk to its previous state, typically by using a backup copy of the files You can restore files that have been damaged or corrupted back to the state they were in when you backed them up.
  23. (en) Restores the state of livingstone to what it was when the Checkpoint was stored.
  24. (en) The process of taking data saved to tape and putting it back onto disk See also backup.
  25. (en) The Restore Helper is that top hat with the cute little bunny ears in the upper right corner of some screens Basically, Restore is used to restore default values.
  26. (en) Restore is a computer program or process that copies information from a diskette or tape onto the system's hard disk.
  27. (en) Previously backed up data can be restored or retrieved with the File, Restore selection.
  28. (en) Use all original parts possible to reconstruct the original look and structure of the volume.
  29. (en) To bring a window back it its original size after having been minimised or maximised.
  30. (en) Restoration.
  31. (en) Give or bring back; 'Restore the stolen painting to its rightful owner' bring back into original existence, use, function, or position; 'restore law and order'; 'reestablish peace in the region'; 'restore the emperor to the throne' return to its original or usable and functioning condition; 'restore the forest to its original pristine condition'.
  32. (en) Return to its original or usable and functioning condition; 'restore the forest to its original pristine condition'.
  33. (en) Return to life; get or give new life or energy; 'The week at the spa restored me'.
  34. (en) Give or bring back; 'Restore the stolen painting to its rightful owner'.
  35. (en) Restore by replacing a part or putting together what is torn or broken; 'She repaired her TV set'; 'Repair my shoes please'.
  36. (en) Bring back into original existence, use, function, or position; 'restore law and order'; 'reestablish peace in the region'; 'restore the emperor to the throne'.
  37. (en) Function that permits users to copy a version of a backup file from the storage pool to a workstation or file server The backup copy in the storage pool is not affected Contrast with backup.
  38. (en) To return something to its original condition.
  39. (en) To retrieve a backup copy of data from the Vault Server and upload it to a computer If a file has been accidentally erased or corrupted, it can be restored if there is a backup LiveVault Service can restore data over the Internet directly to the Agent computer, or on physical media from which the restored data can be uploaded to a computer See also Internet restore, media restore.
  40. İade etmek
  41. Geri vermek
  42. Eski haline koymak, onarmak, restore etmek, yenilemek: iyileştirmek, sıhhatini iade etmek, sağaltmak
  43. Eski mevkiini iade etmek
  44. Bozulmuş yerini onarmak (resim)
  45. Zararı ödemek
  46. Restore etmek, yenileştirmek, eski haline getirmek, onarmak, görevine iade etmek, geri vermek, iade etmek, kavuşturmak, yeniden tahta geçirmek

eski (nedir ne demek)

  1. Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı
    Örnek: Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? N. Ataç
  2. Önceki, sabık
    Örnek: Anlatışına bakılırsa, eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş. H. Taner
  3. Geçerli olmayan
    Örnek: Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir. R. N. Güntekin
  4. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
  5. Geçmiş çağlardaki
    Örnek: Kendimi eski zamanların eski bir gecesinde gayet geç bir saatte sokakta dolaşıyorum sanıyordum. R. N. Güntekin
  6. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan.
  7. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
    Örnek: Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum. H. Z. Uşaklıgil
  8. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz.
  9. Eskiye ait,eski devirden kalma arkaik, kalıntı.
  10. İngiltere'den köken alan, orijini hakkında değişik teoriler bulunan, başarılı bir koyun çobanı ve soğuk havalara iyi uyum sağladığı için ren geyiği gütmek için kullanılmış, vücudu büyük ve kare şeklinde, tüy yapısı kabarık, gövdesi kaslı ve dengeli, bir ırk özelliği olarak sırt düzeyi omuzdan geriye doğru yükselen eğime sahip, ya doğuştan kuyruksuz veya kuyruğu tamamen kesilen, kürkü uzun ve çift katmanlı, rengi mavi, gri veya gri-mavi, bazen baskın renk üzerinde desenler görülebilen, ırk özelliği olarak yürüyüş şekli ayı yürüyüşünü andıran yuvarlanır tarzda, havlaması yüksek sesli ve çınlayan, nazik, sevecen, zeki, sadık ve koruyucu, çok güçlü gütme içgüdüsüne sahip olduğundan ailesini, özellikle küçük çocukları gütmeye çalışabilen, bekçi köpeği ve özellikle koyun gütme amaçlı çoban köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, bobtail köpeği.
  11. Sekiz adet varyetesi bulunan, deri rengi ve yumurta kabuğu rengi beyaz, süs amacıyla yetiştirilen, İngiltere'de bulunan, küçük yapılı ve oldukça tüylü etkin tavuk ırkı.
  12. Bk. bayat
  13. (en) Antiquated.
  14. (en) Corny.
  15. (en) Dated.
  16. (en) Shabby.
  17. (en) Unto.
  18. (en) Veteran.
  19. (en) Worn out.
  20. (en) Second hand.
  21. (en) Gray.
  22. (en) Grey.
  23. (en) Hoary.
  24. (en) One time.
  25. (en) Old English Sheep Dog.
  26. (en) Old English Game Hen.
  27. (en) Ancient.
  28. (en) Early.
  29. (en) Former.
  30. (en) Earlier.
  31. (en) Out-Of-Date.
  32. (en) Old-Time.
  33. (en) Used.
  34. (en) Secondhand.
  35. (en) Archaic.
  36. (en) Bygone.
  37. (en) Crusted.
  38. (en) Cut-And-Dried.
  39. (en) Disused.
  40. (en) Erstwhile.
  41. (en) İmmemorial.
  42. (en) Late.
  43. (en) Obsolete.
  44. (en) Olden.
  45. (en) Onetime.
  46. (en) Passe.
  47. (en) Passee.
  48. (en) Past.
  49. (en) Previous.
  50. (en) Prior.
  51. (en) Quondam.
  52. (en) Sometime.
  53. (en) Of lo.
  54. (en) Obsolescent.
  55. (en) Old-Fashioned.
  56. (en) Out of date.
  57. (en) Outmoded.
  58. (en) Worn-Out.
  59. (en) Back.
  60. (en) Outworn.
  61. (en) Primitive.
  62. (en) Pristine.
  63. (en) Stale.
  64. (en) Threadbare.
  65. (fr) Archaique

ilk   US UK (nedir ne demek)

  1. Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı
    Örnek: Gözlerini açınca ilk işi saatine bakmak oldu. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni
    Örnek: İnsanı insan yapan duyguların ilkidir aşk. N. Cumalı
  3. Birinci olarak, en başta.
  4. (en) First.
  5. (en) Primary.
  6. (en) The very first.
  7. (en) Former.
  8. (en) The first.
  9. (en) Kind of person; 'I don't like people of his ilk'.
  10. (en) Original.
  11. (en) Beginning.
  12. (en) Early.
  13. (en) Elementary.
  14. (en) İnitial.
  15. (en) İnitiative.
  16. (en) İnitiatory.
  17. (en) Maiden.
  18. (en) Opening.
  19. (en) Preliminary.
  20. (en) Premier.
  21. (en) Primal.
  22. (en) Prime.
  23. (en) Primitive.
  24. (en) Primordial.
  25. (en) Pristine.
  26. (en) Proto-.
  27. Sınf, çeşit, tür, tip, cins
  28. Tür, çeşit, tip

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012