|
renkli
-
Rengi olan
Örnek:
Narın ağacı ne kadar civelek, çiçeği ne ince, kabuğu ne renklidir. R. H. Karay
-
Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan
Örnek:
Havaya renkli fişekler atıyordu. P. Safa
-
Neşeli, canlı, ilgi çekici
Örnek:
Aşırı renkli ve hareketli ise onu yolculukla dengeleyin, frenleyin. H. Taner
-
Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).
-
Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.
-
Colored. coloured. colorful. colourful. hued. lithochromatic. painted. staining. stirring. hued.
-
Coloured. colourful. jazzy. lurid. colored. colorful. lively. vivid.
-
Colo red. vivid. lively. amusing.
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
-
Ak, kara, siyah karşıtı.
-
Bu renkte olan
Örnek:
Müdür, arkasına beyaz bir gömlek giymiş, ellerini de göbeğinin üstünden kavuşturmuş. M. Ş. Esendal
-
Irktan olan kimse
-
Baskıda normal karalıkta görünen harf çeşidi.
-
Beyaz ırktan olan kimse
-
Kar rengi, ak.
-
Mec. Temiz, lekesiz.
-
White. hoar. white part. heroin. white. leuco-.
-
White. white person. heroin. snow.
-
White. fair-skinned. blank paper.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|