|
reflex act
-
), (i.) geri çevrilmiş, ters, yansıyan
-
(fizyol.) elinde olmayarak vukua gelen
-
Akis, yansımış şekil
-
(fizyol.) gayri ihtiyari vukua gelen hareket, refleks, tepke, yansı
-
Geriye çekmek veya bükmek
-
yansıtmak.
-
Refleks, istemsiz, yansıyan, akseden
-
Rol yapmak, oynamak
-
Taklit etmek
-
Yapmak, işlemek
-
Etkilemek, tesir etmek
-
Hareket etmek, davranmak
-
Temsil etmek, rolünü oynamak
-
Davranmak, hareket etmek; oynamak, numara yapmak, numarası yapmak,rol yapmak, rol oynamak; etki etmek; görevini yapmak
-
Yapılan şey, iş, fiil, ameliye
-
kanun
-
Resmi yazı
-
Tiyatro perde
-
Tepke
Örnek:
Parmakları yere dokununca şiddetli bir refleks hareketiyle bacağı kasıldı. P. Safa
-
Bir uyartıya verilen cevap. Alınan uyartı sonucunda meydana gelen impulsa, beyne iletilmeksizin verilen cevap. Yansı.
-
Almaçların duysal uyarılmasıyla kas ve bez gibi effektorlarda oluşan istek dışı bir cevap.
-
Alınan uyartı sonucunda meydana gelen impulsa, beyne iletilmeksizin verilen cevap.
-
Knee jerk.
-
Jerk. reflex.
-
Reflex. reflex action. reflex act.
-
reflex
-
réflexe
-
Reflectere: geri dönmek
hareket(nedir ne demek)
-
Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
-
Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
Örnek:
Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
-
Davranış, tutum
Örnek:
Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
-
Yola çıkma.
-
Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
-
Yer sarsıntısı, deprem
-
Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
-
Devinim.
-
Bk. devinim:
-
Bk. devinim
-
devinim
-
Bk. devim
-
Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
-
1. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. 2. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. 3. Atın bacaklarının hareketi.
-
Action. movement. move. motion. starting. behavior. behaviour. act. bearing. conduct. demeanour. deportment. gesture. locomotion. play. setout. step. stroke.
-
Action. activity. behaviour. deed. departure. front. life. locomotion. motion. move. movement. play. start. stir. stroke. act. conduct.
-
Transaction. conduct. deed. departure. locomotion. move. movement. play. step. stir. activity. act. earthquake. tremor. leaving. performance. start. proceeding. procedure. exploit. set-out. take-off. running. drive. function. stroke. traffic. dispatching.
-
movement
-
movemnt
-
Locomotion, action
-
transaction
-
motion
-
mouevment
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|