Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > redif nedir, redif ne demek (redif nnd)

redif nedir, redif ne demek?

redif

  1. Son dönem Osmanlı ordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er
    Örnek: Bir büyük karargâhta kumandan ve zabitlere hizmetçi dağıtıldığı zaman, zabit namzetlerinin payına eğer salak bir Şam redifi düşerse gene iyidir. F. R. Atay
  2. Şiirde uyaktan sonra tekrarlanan, aynı harflerden oluşan kelime veya ek, yedek.
  3. (en) Reserve force in the Turkish army, or a soldier of the reserve.

son dönem (nedir ne demek)

  1. Türkiye - AET ortaklık ilişkileri çerçevesinde imzalanan Ankara Antlaşması gereği geçiş döneminin tamamlanarak 1 Ocak 1996 tarihinde gümrük birliğinin oluşturulması ile girilen dönem. krş. geçiş dönemi, hazırlık dönemi
  2. (en) Last stage.

son   US UK (nedir ne demek)

  1. Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı
    Örnek: Gündüzün son ışıklarıyla beraber sanki odadan eşya da çekiliyordu. P. Safa
  2. En arkada bulunan.
  3. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan
    Örnek: Son atlıkarıncayı Kadırga meydanında birkaç yıl evvel görmüştüm. H. A. Yücel
  4. Uç, sınır.
  5. Olanca
    Örnek: Son kuvvetiyle: Ya Ali! diye bağırdı. M. Ş. Esendal
  6. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet.
  7. Olum.
  8. Etene.
  9. Etene.
  10. Bk. eş
  11. (en) Bottom.
  12. (en) Breakup.
  13. (en) Closure.
  14. (en) Crucial.
  15. (en) Death.
  16. (en) Doom.
  17. (en) Expiration.
  18. (en) Jesus Christ, the Savior; called the Son of God, and the Son of man.
  19. (en) The divine word of God; the second person in the Trinity a male human offspring; 'their son became a famous judge'; 'his boy is taller than he is'.
  20. (en) Male child; the male issue, or offspring, of a parent, father or mother.
  21. (en) Male descendant, however distant; hence, in the plural, descendants in general.
  22. (en) Any young male person spoken of as a child; an adopted male child; a pupil, ward, or any other young male dependent.
  23. (en) Native or inhabitant of some specified place; as, sons of Albion; sons of New England.
  24. (en) The produce of anything.
  25. (en) Limit.
  26. (en) Terminus.
  27. (en) Conclustion.
  28. (en) The most recent.
  29. (en) Placenta.
  30. (en) Male human offspring; 'their son became a famous judge'; 'his boy is taller than he is'.
  31. (en) The divine word of God; the second person in the Trinity.
  32. (en) The son is perhaps the oldest and certainly the classic Afro-Cuban form, an almost perfect balance of African and Hispanic elements Originating in Oriente province, it surfaced in Havana around World War I and became a popular urban music played by string-and-percussion quartets and septetos Almost all the numbers Americans called rumbas were, in fact, sones 'El Manicero' was a form of son derived from the street cries of Havana and called a pregon The rhythm of the son is strongly syncopated, with a basic chicka-CHUNG pulse.
  33. (en) One important form the the merging of African and Spanish influences resulted in, it is the root of most familiar styles of Afro-Cuban dance music A blend of the music of the spanish farmers and African slaves, it is believed to have originated in Oriente toward the end of the 19th century It was played by small bands, using guitar or tres, maracas, guiro, claves, bongo, a marimbula and a botija The more urban style played in Havana at the beginning of the century became a national style in 1920.
  34. (en) Cuban dance similar to the Bolero except that it is wilder in rhythmic accent and more violent in step pattern It is the Son which first served as a basis for the Mambo which in turn became the triple Mambo, now known as Cha Cha This slow rhythmic dance was originally in 2/4 time It became Americanized and is usually played in 4/4 time.
  35. (en) The Son is the Source of Reason, LOGOS, in the universe There is only one Son, one Reason, one LOGOS, one Christ.
  36. (en) Equals.
  37. (en) The SON is the number issued by the local exchange carrier to confirm the order for the ISDN service It provides a matching number for cross referencing the order to the phone company.
  38. (en) Missionary for whom one acted as trainer.
  39. (en) Summary of Need.
  40. (en) An early style of Cuban dance music, resulting from the blending of African and Spanish influences; the root of most of the familiar styles of Afro-Cuban dance music It was played by small bands, using guitar or tres, maracas, guiro, claves, bongo, and other instruments.
  41. (en) Last.
  42. (en) Ultimate.
  43. (en) Final.
  44. (en) Late.
  45. (en) Latest.
  46. (en) Latter.
  47. (en) Bedrock.
  48. (en) Close.
  49. (en) Conclusive.
  50. (en) Definitive.
  51. (en) Farewell.
  52. (en) Finishing.
  53. (en) Full.
  54. (en) Recent.
  55. (en) Supreme.
  56. (en) Terminal.
  57. (en) Ending.
  58. (en) Finish.
  59. (en) Extremity.
  60. (en) Result.
  61. (en) İssue.
  62. (en) Outcome.
  63. (en) Conclusion.
  64. (en) Afterbirth.
  65. (en) Curtain.
  66. (en) Extreme.
  67. (en) Fate.
  68. (en) Sequel.
  69. (en) Termination.
  70. (en) Wind-Up.
  71. (en) Resultant.
  72. (en) Upshot.
  73. (en) Tailing.
  74. (en) Closing.
  75. (en) Dead-End.
  76. (en) Foxtail.
  77. (en) Stop.
  78. (en) Male child, as in: He brought his son and daughter to work today to teach them about our industry.
  79. (en) Abbr Service Order Number.
  80. Evladım, oğlum
  81. Evladım!, oğlum!
  82. Oğul, erkek evlât, çocuk, evlât

dönem (nedir ne demek)

  1. Belli özellikleri olan zaman parçası, devre, devir, periyot
    Örnek: Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi. H. E. Adıvar
  2. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre.
  3. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki zaman süresi, devre.
  4. Yarıyıl.
  5. Dönme işi.
  6. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları.
  7. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi.
  8. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi).
  9. Devir.
  10. (en) Period.
  11. (en) Season.
  12. (en) Period of time.
  13. (en) Period, run.
  14. (en) Term.
  15. (en) Semester.
  16. (en) Session.
  17. (en) Circle.
  18. (en) Date.
  19. (en) Epoch.
  20. (en) Spell.
  21. (en) School term.
  22. (en) Cycle.
  23. (en) Phase.
  24. (en) Time period.
  25. (al) Periode
  26. (fr) Période

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009