|
recurrent
-
Tekrar vuku bulan
-
Dönüp aksi yöne giden
-
Tekrarlayan, yinelenen, devirli, geri dönen [anat.], tekrarlı
-
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
Örnek:
Gerçi hayat kitaba sığmayacak kadar geniştir fakat tekrarlarla doludur. A. Haşim
-
Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme.
-
Bir daha, yine, yeniden, gene
Örnek:
Kimi yaralandı geldi, tekrar gitti, kimi şehit oldu. M. Ş. Esendal
-
Again. anew. over again. over. all over. repeat. repetition. reiteration. recap. recapitulation. recurrence. re-.
-
Again. anew. over again. over. all over. repeat. repetition. reiteration. recap. recapitulation. recurrence. re-. revision.
-
Again. repeat. repetition. recurrence. over. over again. once more. all over. anew. reissue. run.
-
review
-
Olma, meydana gelme.
-
Event. occurrence. happening.
-
Occurence. occuring. happening coming to pass. advent.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|