|
ravel out
-
Çözülmek, sökmek, sökülmek, tel tel ayrılmak
-
(ed, ing veya led, ling) (i.) bükülmüş şeyi açmak
-
İpliklerini ayırmak
-
Gen out ile halletmek, çözmek
-
Kaçmış ilmik, atmış iplik.
-
Sökmek, çözmek, tel tel ayırmak, dolaştırmak, karıştırmak, sökülmek, çözülmek
-
Dışarı çıkarmak, çıkarmak, dışarı atmak, kovmak, nakavt etmek
-
Dışarı!, defol!, çık dışarı!
-
Ünlem,, dışarı dışarıda
-
dışarıya
-
dışında
-
arasından
-
Meydana, ortaya
-
Sız (kalmış)
-
Bütün bütün, tamamen: sonuna kadar
-
Yüksek sesle
-
Edat dışarıya, dışarıda
-
İşinden çıkarılmış yenik parti üyesi
-
Bahane, çözüm yolu
-
Beysbol vurucunun sırasının bitmesi
-
Muhalif kimse
-
matb
-
Çözme işine konu olmak
Örnek:
Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri / Atlarımız çözüldü girdik handan içeri. F. N. Çamlıbel
-
Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak.
-
Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.
-
Gevşemek, güçsüz kalmak.
-
Dağılmak, çökmek
-
Loosen. be untied. come loose. get loose. come undone. work loose. ravel. ravel out. slip. sort itself out. uncoil. unfasten. unravel. unrope. untwine. work out.
-
Disentangle. loosen. unfold. unravel. unwind. to come unfastened. to loosen. to ravel. to be solved. to break up. to disintegrate. to disengage. to become weak. to pine away. to thaw. to unwind.
-
To be solved. to be unfastened. to thaw. to lose its strength. to become routed. to liquefy. to disintegrate. to break-down. to loosen. to disengage. to dissociate. to disassociate. to decompose. to unbend. to yield. to flux. to ravel. to melt.
sökmek(nedir ne demek)
-
Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak
Örnek:
Bu çoban öyle güçlü görünüyor ki şu yandaki ağacı kavrasa dibinden söker götürür. Y. Kemal
-
Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak.
-
Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek.
-
Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak.
-
Karışık bir yazıyı okumak
Örnek:
Çok okunaksız bir yazı. Ben söker gibi oldum. H. Taner
-
Balgam vb.nin çıkması, akması kolaylaşmak.
-
Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek
Örnek:
Saplandığı fikirlerden sökemezdiniz. Y. Z. Ortaç
-
Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak.
-
Rip. unstitch. ravel. ravel out. rip off. undo. tear down. unfix. detach. demount. dismount. cut loose. disassemble. disjoint. dismantle. knock down. read. slit. take down. unpick. unrig.
-
Rip. unstitch. ravel. ravel out. rip off. undo. tear down. unfix. detach. demount. dismount. cut loose. disassemble. disjoint. dismantle. knock down. read. slit. take down. unpick. unrig. extract. unravel. winkle.
-
To take to pieces. to uproot. to pull up / out. to rip out. to take out / down. to dismantle. to take apart. to dismount. to undo. to unstitch. to unravel. to read. to decipher. to get the meaning of. t.
-
unravel
-
spring
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|