|
rave
-
Fazla yük kaldırabilmesi için at arabasının yanlarına ilave edilen parmaklık.
-
), (i.), (s.) çıldırmak, çılgınca bağırıp çağırmak, hezeyan etmek
-
Çıigınca bağırma
-
çıIgınlık
-
şevklendirici.
-
Saçmalamak, abuk sabuk konuşmak, çıldırmak, deli olmak, kudurmak, küplere binmek, hayran olmak
-
overcharge
-
Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade
Örnek:
Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı. R. N. Güntekin
-
Daha çok, aşkın
Örnek:
Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz. B. Felek
-
Artmış olan.
-
Gereksiz, yersiz bir biçimde.
-
Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.
-
Excessive. superfluous. spare. plus. much. extra. unneedful. de trop. supernumerary. surplus. thick. too. over. big. in excess of. excess. surplus. super-. over. out. rising of.
-
Above. excess. extra. heartily. much. redundant. spare. superfluous. surplus. too. excessive. more. too much. too many. excessive. superfluous.
-
Too. too much. too many. more (than. acute. devilish. in excess. great. heavy. residual. residuary. spare. steep. superlative. supernumerary.
yük(nedir ne demek)
-
Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
Örnek:
Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir. F. R. Atay
-
Bir şeyin ağırlığı.
-
Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar.
-
Eşya.
-
Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev.
-
Tedirginlik veren şey, engel.
-
Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı.
-
Yüz bin kuruşluk mal veya tutar
Örnek:
Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin. T. Buğra
-
1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2 Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
-
1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2 Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
-
Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke.
-
Sumpter. bulk. burden. cargo. charge. encumbrance. fardel. freight. goods. haul. impedimenta. imposition. impost. incident. lading. load. loading. onus. plummet. shipment. stowage. strain. tax. weight.
-
Cargo. freight. goods. load. onus. tax. weight.
-
Brunt. burden. cargo. charge. encumbrance. freight. freightage. imposition. load. loading. lug. millstone. plummet. tax. weight.
-
1-charge, 2- load
-
charge
-
load
-
Ladung
-
1-Ladung, 2- Belastung
-
charge
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|