rastık ne demek?

  1. Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya

    Rastıkla, yanağındaki beni boyamayı da unutmadı.

    S. M. Alus
  2. Sürme (III).
  3. Bk. sürme.
  4. Buğday, mısır ve arpa gibi tahıllarda mantarların neden olduğu, kurum görünümündeki sporların tahıl tanelerinin içine girip zarar vermeden başak oluşumuna kadar bitki içinde büyümesi ve başak çıkarken tane oluşumunu engelleyen hastalık.
  5. (en)Kohl.

sürme

  1. Sürmek işi.
  2. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık.
  3. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü
  4. Masa ve dolapta küçük çekmece.
  5. Sürülerek kullanılan.
  6. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, is
  7. Mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık.
  8. Çapraza alınan güreşçiyi çelme takılacak duruma getirip düşürebilmek için gerisingeri götürme.
  9. Mantarıgillerden ileri gelen ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı; kör, rastık, is, kurum, karamuk, karadoğu.
  10. (en)Driving.

rastık çekmek

  1. Rastık sürmek.

rastık taşı

  1. (en)Antimony.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

rastık çekmekrastık taşırastıklırastırastrast gelmekrast getirmekrast gitmekrast nevruzrasras burkahras proteinras proteiniras tafari
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın