|
radyodan seslenmek
-
Be on the air, go on the air
-
Uzaktan bağırarak çağırmak, ünlemek
Örnek:
Birkaç adım yürüdü, seslendi.- Yusuf Bey, Yusuf Bey. S. Kocagöz
-
Bir şey söylemek için sesini çıkarmak veya cevap vermek
Örnek:
Kendisini kurtarmaları için ev sahiplerine seslenecek, işaret edecek oldu. M. Ş. Esendal
-
Sözü birine veya birilerine yöneltmek, birine karşı söylemek, hitap etmek.
-
Yell. call. call to. cry. shout. shout to. holler.
-
Call. hail. shout. to call out. to say something. to address. to speak to hitap etmek.
-
To call out to sb. to say sth. to speak to. to address. call. cry. hail. holler.
-
(elektrik/su/gaz) açık olmak; (elektrik/ışık) açık olmak. (makine/aygıt) çalışmak, açık olmak. "
-
(eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edatı, harfi tarif, belirtme sıfatı)
-
Ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel)
-
Belirli durumlarda isimden önce kullanılır: The mail hasn´t come yet. Posta henüz gelmedi. Where´s the school? Okul nerede? Which of you´s the boss? Hanginiz patron? The more I get to know them the better I like them. Onları tanıdıkça daha çok seviyorum.
air
(nedir ne demek)
-
Hava, nefes
-
Hava, nağme
-
tavır
-
havalandırmak
-
Güneşe sermek
-
Ateşe göstermek
-
açmak
-
Havalandırmak, güneşe sermek, kurutmak, söylemek; ortaya dökmek, açılmak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|