Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > radyo istasyonu nedir, radyo istasyonu ne demek, radyo istasyonuun anlamı, ingilizcesi (radyo istasyonu nnd)

radyo istasyonu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






radyo istasyonu

  1. Radyo vericilerinin bulunduğu merkez.
  2. Radyoda alınan veya bulunan her bir yayın.
  3. Bk. radyo yayacı
  4. (en) Radio station.
  5. (en) Radio station. broadcasting station. radio / wireless station.

radyo yayacı (nedir ne demek)

  1. Radyo izlencelerini veren yayaç.
  2. (en) Radio station, broadcasting station
  3. (al) Rundfunkanstalt, Rundfunkstation, Sendestation
  4. (fr) Station radio(phonique)

radyo (nedir ne demek)

  1. Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi.
  2. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.
  3. Bu istasyonun yayınlarını alan araç
    Örnek: Kasabanın matemine hürmet olarak bu akşam radyo susturulmuştu. R. N. Güntekin
  4. Elektriksel imleri, telsiz olarak yaymak amacıyla elektromıknatıs ışınımdan yararlanma.
  5. (en) Radio (broadcasting), broadcasting
  6. (en) radio.
  7. (en) Radio. tuner. wireless.
  8. (en) Radio. wireless set. above- the-line-advertising. advertising medium. audience. console. continuity. broadcasting corporation. cut in. jingle. theme advertising.
  9. (al) Funk, Rundfunk, Radio
  10. (fr) Radiodiffusion (sonore, visuelle), télégraphie sans fil, TSF, radio

istasyon (nedir ne demek)

  1. Tren, metro durağı
    Örnek: Hep birlikte ilk istasyonda inerek karakola gitmişlerdi. Ç. Altan
  2. Araştırma kuruluşu.
  3. Satış, bakım, aşı vb. işler yapılan kuruluş veya yer.
  4. Bk. radyo yayacı
  5. Bk. televizyon yayacı
  6. (en) station.
  7. (en) Station. railway station.

merkez (nedir ne demek)

  1. Bir ülkenin, bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri.
  2. Bir işin öğretildiği yer.
  3. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer
    Örnek: İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Belirli bir yerin ortası.
  5. Polis karakolu
    Örnek: Sizi merkezimize gönderip tevkif ettireceğim. A. Gündüz
  6. Biçim, durum, yol.
  7. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası.
  8. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek.
  9. özek.
  10. Bk. özek
  11. (en) Centric. focal. centrical. centrically. center. centre. headquarters. head office. station. bosom. hub. navel. omphalos.
  12. (en) Arterial. artery. base. centre. focus. heart. root. seat. station. center. headquarters. central office. head office. administrative centre. police station karakol.
  13. (en) Center. heart. centre. center. head quarters. main office. police station. midpoint. centre point. middle. focus. central point. principal firm. principal office. head office. home office. central office. head. central core. centrum. head firm.

yayın (nedir ne demek)

  1. Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete gibi okunan veya radyo, televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen şey, neşriyat.
  2. Radyoyla yapılan sesyayını; radyoyayını
  3. Bir televizyonyayınında, izlenceyle ilgili sesinyayını; sesyayını
  4. Elektromıknatıs dalgaların özelliklerinden yararlanılarak ses ve resim imlerinin gönderilmesi; ses ve resimyayını
  5. Bir televizyon vericisinin, görüntü ve ses imlerini almaçlarda izlenmek üzere göndermesi
  6. Bu görüntü ve ses imlerinin tümü; izlence; televizyonyayını.
  7. Kemikli balıklar (Teleostei) takımının,Yayın balığıgiller (Siluridae) familyasından, 3 m kadar uzunlukta, vücudu uzun ve çıplak, Avrupa ve Anadolu'da yaşayan kemikli balıkların en büyüğü olan bir tür.
  8. Şerit arakonakçılarından, başı büyük, ağzı geniş, derisi pulsuz, eti yenir bir balık türü.
  9. (en) Radiobroadcasting (transmission, relay),
  10. (en) Sound broadcasting (transmission), sound and vision transmission, 4-
  11. (en) Publishing. air. edition. publication.
  12. (en) Broadcasting. edition. publication.
  13. (en) İssue. publication. broadcast.
  14. (en) sheatfish
  15. (en) catfish
  16. (en) Transmission, television transmission (broadcast, broadcasting), broadcast(-ing),
  17. (al) Hörfunk, Hörrundfunk, Tonrundfunk, Klangübertragußg,
  18. (al) Ton- und Bildübertragung, 4-
  19. (al) Sendung, Fernsehsendung, Übertragung, Fernsehübertragung, Ausstrahlung, Fernsehausstrahlung, Bildsendung, Bild
  20. (al) Wels
  21. (fr) Radiodiffusion (sonore),
  22. (fr) Radiodiffusion, transmission du son,
  23. (fr) glane
  24. (fr) Silure d'Europe
  25. (fr) Radiodiffusion sonore et visuelle, radio-télévision, 4-
  26. (fr) Transmission (télévisuelle), télétransmission, télé-émission, diffusion
  27. (la) Silurus glanis

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük