Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > r kümesi nedir, r kümesi ne demek, r kümesiin anlamı (r kümesi nnd)

r kümesi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






r kümesi

  1. Bk. gerçel sayı kümesi.

gerçel sayı kümesi (nedir ne demek)

  1. (…)
  2. (en) Set of real numbers
  3. (fr) Ensemble de nombres réelles

r   US UK (nedir ne demek)

  1. İng.: intrauterine device
  2. İlâca dirençli plâzmit.
  3. Gaz sabiti.
  4. Pürin nükleosidi.
  5. Bakteri kolonisinin kaba morfolojisi.
  6. Röntgen.
  7. Kimyasal bir maddedeki yan grup,Radikal.
  8. Bir bakteri suşunun inhibitöre veya bir faja direncini gösteren simge.
  9. Arjinin.
  10. Korelasyon kat sayısı.
  11. 1. Radyoimmünassay. 2. Döl yatağı içi gereç.
  12. (en) Correlation coefficient
  13. (en) radioimmunassay
  14. (en) radical
  15. Radius, rare, received, recipe, residence, retired, right-hand page, rises, rod, rubber.
  16. Roentgen(S), Roentgen(S), roentgen(s), ruble, rupee.
  17. Rabbi, radical railroad, Reaumur, Republican, Rex, right (tiyatroda), River, Road, Royal.
  18. Radius, ratio, rupee.
  19. İngiliz alfabesinin on sekizinci harfi
  20. harfi

kümesi (nedir ne demek)

  1. (en) [küme] n. heap, pile, mass, cluster, group, tuft, conglomerate, league, aggregate, aggregation, bank, clamp, cloud, clump, conglomeration, family, stack, congeries, division

küme (nedir ne demek)

  1. Tümsek biçimindeki yığın.
  2. Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup
    Örnek: Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler. N. Nâzım
  3. Tomar.
  4. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek.
  5. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig.
  6. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri.
  7. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk.
  8. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak Ayaktopu Birliğince belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk.
  9. (en) Heap. pile. mass. cluster. group. tuft. conglomerate. league. aggregate. aggregation. bank. clamp. cloud. clump. conglomeration. family. stack. congeries.
  10. (en) Bank. batch. cloud. clump. cluster. conglomerate. crop. group. heap. lump. mass. pile. troop. tuft. flock. clump. bank. league. set.
  11. (en) cluster.
  12. (en) league
  13. (en) set
  14. (en) aggregate
  15. (en) cluster
  16. (al) Menge, Satz
  17. (fr) ensemble

sayı (nedir ne demek)

  1. Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet.
  2. Gazete ve dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha.
  3. Bir spor karşılaşmasında karşılaşanlardan her birinin başarı derecesini tespit eden nicelik.
  4. Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç. Bu giriş, oyun sırasında olursa 2, serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir. Oyun süresi içinde en çoksayı yapan takım yenmişsayılır.
  5. Topun, kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu.
  6. (en) Numerary. number. numeral. quantity. count. figure. score. issue. basket. button. cage. conversion. goal. point.
  7. (en) Basket. copy. count. figure. issue. number. numeral. score. volume.
  8. (en) Number. digit. count. figure. point. tale.
  9. (en) goal
  10. (en) score
  11. (en) digit

say   US UK (nedir ne demek)

  1. Düz, ince, yassı taş
    Örnek: Yağmur yağar da ışılaşır sayları / Eli göçmüş de bozulaşır daylağı Halk türküsü
  2. Çalışma, emek.
  3. Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme.
  4. Düz, tabaka biçiminde, ince yassı taş.
  5. İri, büyük kaya.
  6. Arkadaş
  7. Su kaynağı.
  8. Elçi.
  9. (en) deem.
  10. (en) Saw.
  11. (en) Trial by sample; assay; sample; specimen; smack.
  12. (en) Tried quality; temper; proof.
  13. (en) Essay; trial; attempt.
  14. (en) To try; to assay.
  15. (en) A kind of silk or satin.
  16. (en) A delicate kind of serge, or woolen cloth.
  17. (en) To utter or express in words; to tell; to speak; to declare; as, he said many wise things.
  18. (en) To repeat; to rehearse; to recite; to pronounce; as, to say a lesson.
  19. (en) To announce as a decision or opinion; to state positively; to assert; hence, to form an opinion upon; to be sure about; to be determined in mind as to.
  20. (en) To mention or suggest as an estimate, hypothesis, or approximation; hence, to suppose; in the imperative, followed sometimes by the subjunctive; as, he had, say fifty thousand dollars; the fox had run, say ten miles.
  21. (en) To speak; to express an opinion; to make answer; to reply.
  22. (en) Work. effort.
  23. (en) Instead of.
  24. Söylemek, demek, etmek (dua), okumak (dua), bildirmek, tekrarlamak, farzetmek, varsaymak
  25. Demek, söylemek
  26. Tekrarlamak, ezbere söylemek
  27. Denilen şey, söz
  28. Söz sırası
  29. Hemen hemen, aşağı yukarı
  30. mesela
  31. B.D.,Dili Hey, bana bak ! to say nothing of göz önüne almadan

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük