Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > rüzgar eken fırtına biçer nedir, rüzgar eken fırtına biçer ne demek (rüzgar eken fırtına biçer nnd)

rüzgar eken fırtına biçer nedir, rüzgar eken fırtına biçer ne demek?

rüzgar eken fırtına biçer

  1. Herkesin zarar görmesine yol açacak işler yapan kimse, çok sert tepkilerle karşılaşır ve sonunda en büyük zarara kendisi uğrar.

rüzgar (nedir ne demek)

  1. Yel.
  2. Havanın yer değiştirmesinden oluşan esinti, yel, bad.
  3. Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi.
  4. Zaman, devir.
  5. Dünya.
  6. T. Yel.
  7. Zaman, devir, hengam, vakit. (Osmanlıca'da yazılışı: rüzgâr)
  8. (en) Wind.
  9. (en) Wind, breeze, blow, flatus.
  10. (fr) Vent

eken (nedir ne demek)

  1. Toprakla uğraşan kimse.

fırtına (nedir ne demek)

  1. Yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr.
  2. Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma
    Örnek: Dalgadan kimsenin eli tahlisiyeye değmeden bereket fırtına dindi. B. Felek
  3. Güç atlatılan kötü durum
    Örnek: Fırtınanın yaklaştığını anladığı hâlde anlamamış görünüyor, şarkısını mırıldanıyordu. R. N. Güntekin
  4. Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı
  5. Saatteki hızı 70 mil olan rüzgâr.
  6. Şiddetli rüzgarla denizin dalgalanıp karışması.
  7. (en) Storm.
  8. (en) Gale.
  9. (en) Tempest.
  10. (en) Hurricane.
  11. (en) Gust.
  12. (en) Snorter.
  13. (en) Squall.
  14. (en) Flurry.
  15. (en) Lightning storm.
  16. (en) Comprehensive / household policy.

zarar (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
    Örnek: Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar. M. Ş. Esendal
  2. (en) Average.
  3. (en) Bane.
  4. (en) Wastage.
  5. (en) Deficit.
  6. (en) Derogation.
  7. (en) To the bad.
  8. (en) Damnum.
  9. (en) Cost.
  10. (en) Damage.
  11. (en) Detriment.
  12. (en) Disadvantage.
  13. (en) Disservice.
  14. (en) Encroachment.
  15. (en) Evil.
  16. (en) Forfeit.
  17. (en) Harm.
  18. (en) Havoc.
  19. (en) Hurt.
  20. (en) İnjury.
  21. (en) Loss.
  22. (en) Maleficence.
  23. (en) Mischief.
  24. (en) Ravage.
  25. (en) Sacrifice.
  26. (en) Scathe.
  27. (en) Wreckage.
  28. (en) Red ink entry.

yol (nedir ne demek)

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
    Örnek: Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
    Örnek: Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.
  10. Elektronlar, iyonlar veya moleküller gibi taneciklerin hareket ettiği iz, patika.
  11. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
  12. (en) İtinerary.
  13. (en) Road.
  14. (en) Access.
  15. (en) Artery.
  16. (en) Course.
  17. (en) Dodge.
  18. (en) Lane.
  19. (en) Alley.
  20. (en) Form.
  21. (en) Frontager.
  22. (en) Measure.
  23. (en) Way, road.
  24. (en) Way.
  25. (en) Angle.
  26. (en) Approach.
  27. (en) Avenue.
  28. (en) Channel.
  29. (en) Cutting.
  30. (en) Expedient.
  31. (en) Gateway.
  32. (en) Handle.
  33. (en) Journey.
  34. (en) Meatus.
  35. (en) Outlet.
  36. (en) Path.
  37. (en) Route.
  38. (en) Tack.
  39. (en) Thoroughfare.
  40. (en) Trail.
  41. (en) Walk.
  42. (en) Weigh.
  43. (en) Wise.
  44. (en) Line.
  45. (en) Manner.
  46. (en) Means.
  47. (en) Method.
  48. (en) Mode.
  49. (en) Order.
  50. (en) Process.
  51. (en) Recipe.
  52. (en) Rule.
  53. (en) Streak.
  54. (en) Ways.
  55. (en) Street.
  56. (en) Stripe.
  57. (en) Passage.
  58. (en) System.
  59. (en) Proprieties.
  60. (en) Sort.
  61. (en) Tracing.
  62. (en) Track.
  63. (fr) Chemin, voie
  64. (fr) Trajectoire

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.024