|
quintessential
-
S. en özlü kısımla ilgili, özetin özeti ile ilgili
-
Özü olan, öz bölümü çokça olan
-
Benliğinde, varlığında, yapısında herhangi bir nitelik bulunan
Örnek:
Ben o kadar bedbaht, doğru özlü bir kadınım ki, beni sonra anlayacaksınız. A. Gündüz
-
Yapışkan, verimli (toprak).
-
Düşünceyi gereksiz söz kullanmadan bildiren.
-
Sappy.
-
Compact. concise. pithy. sappy. substantial. juicy. pulpy. compendious. brief. succinct. fertile.
-
Pulpy. pithy. dense. sincere. genuine. fertile. succinct. compendious. concise. juicy. meaty. sappy. stiff. substantial. succulent. terse.
-
İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik
Örnek:
Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi. N. Cumalı
-
Alâkadar.
-
Related. concerned. connected. involved. interested. pertinent. companion. curious. germane. relative. about. anent.
-
Concerned. connected. hot. interested. involved. of. pertinent. related. interested. relevant. connected. concerning. regarding.
-
Concerned. relevant. interested in. concerned with. involving. involved. relative to.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|