|
puzzle out
-
bilmece
-
muamma
-
Şaşkınlık, hayret
-
Anlaşılmaz kimse
-
Şaşırtmak hayret vermek, muamma gibi tesir etmek
-
Şaşırmak, hayrete düşmek
-
Dışarı çıkarmak, çıkarmak, dışarı atmak, kovmak, nakavt etmek
-
Dışarı!, defol!, çık dışarı!
-
Ünlem,, dışarı dışarıda
-
dışarıya
-
dışında
-
arasından
-
Meydana, ortaya
-
Sız (kalmış)
-
Bütün bütün, tamamen: sonuna kadar
-
Yüksek sesle
-
Edat dışarıya, dışarıda
-
İşinden çıkarılmış yenik parti üyesi
-
Bahane, çözüm yolu
-
Beysbol vurucunun sırasının bitmesi
-
Muhalif kimse
-
matb
-
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak.
-
Düğmeyi iliğinden açmak
Örnek:
Yalnız göğsünün düğmelerini çöz. P. Safa
-
Saçı açmak.
-
Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak
Örnek:
Kır saçlı postacı bulmacayı çözmüştü. H. Taner
-
Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak.
-
Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek.
-
Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek.
-
Çözlgenle karıştırarak, bir özdeği çözeltiye sokmak.
-
Untie. detach. unravel. disentangle. undo. disengage. unbind. loosen. defrost. solve. figure out. resolve. puzzle out. work out. break. cipher out. compound. cut loose. decipher. ravel. read. reason. slack. slack up. unbrace. unbuckle. uncouple. unfa.
-
Conclude. detach. loosen. obviate. penetrate. ravel. read. reconstruct. release. resolve. settle. solve. straighten. undo. unhook. unloose. unloosen. unravel. untangle. untie. to untie. to unfasten. to unbutton. to undo. to unloose. to solve. to resolve. to straighten sth out. to unravel. to find out. to penetrate. to detach. to disentangle. to work sth out. to break. to unwind.
-
Resolve. to solve. to unfasten. to undo. to unravel. to dissolve. to disconnect. to untie. to outspan. to detach. to disengage. to decipher. to decompose. to uncoil. to separate. to loosen. to unpack. to unbend. to ungear. to uncouple. to unbrace. to unlo.
-
dissolve
-
uncoil
-
Work out
-
resolve
-
dissoluér
çözmek(nedir ne demek)
-
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak.
-
Düğmeyi iliğinden açmak
Örnek:
Yalnız göğsünün düğmelerini çöz. P. Safa
-
Saçı açmak.
-
Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak
Örnek:
Kır saçlı postacı bulmacayı çözmüştü. H. Taner
-
Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak.
-
Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek.
-
Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek.
-
Çözlgenle karıştırarak, bir özdeği çözeltiye sokmak.
-
Untie. detach. unravel. disentangle. undo. disengage. unbind. loosen. defrost. solve. figure out. resolve. puzzle out. work out. break. cipher out. compound. cut loose. decipher. ravel. read. reason. slack. slack up. unbrace. unbuckle. uncouple. unfa.
-
Conclude. detach. loosen. obviate. penetrate. ravel. read. reconstruct. release. resolve. settle. solve. straighten. undo. unhook. unloose. unloosen. unravel. untangle. untie. to untie. to unfasten. to unbutton. to undo. to unloose. to solve. to resolve. to straighten sth out. to unravel. to find out. to penetrate. to detach. to disentangle. to work sth out. to break. to unwind.
-
Resolve. to solve. to unfasten. to undo. to unravel. to dissolve. to disconnect. to untie. to outspan. to detach. to disengage. to decipher. to decompose. to uncoil. to separate. to loosen. to unpack. to unbend. to ungear. to uncouple. to unbrace. to unlo.
-
dissolve
-
uncoil
-
Work out
-
resolve
-
dissoluér
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|