NND Sözlük

Ana Sayfa > pul nedir, pul ne demek (pul nnd)

pul nedir, pul ne demek?

pul

  1. Posta parası karşılığı mektuplara, damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası
    Örnek: Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi. F. R. Atay
  2. Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık
    Örnek: Arkasında bir omzu tamamıyla açık, altın pul işlemeli bir akşam tuvaleti vardı. H. E. Adıvar
  3. Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık.
  4. Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık.
  5. Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt.
  6. Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri.
  7. Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık
    Örnek: Bir adamla minimini bir kız çocuğu elleri balık pulu içinde balık avlıyordu. S. F. Abasıyanık
  8. Pula benzeyen, pulu andıran.
  9. Yıldız kesimli kereste yüzeyinde rastlanan; damarlara dik açılı, ince, istikrarsız ve kesik kesik hareler.
  10. Fişeklerdeki saçma, şevrotin veya özel kurşunların üzerinde ve fişeğin ağzını kapamak üzere kullanılan, kartondan yapılmış yassı ve yuvarlak parça.
  11. Başlık altına konan madensel, yassı halka.
  12. (en) 100 puls equal 1 afghani.
  13. (en) Sequin.
  14. (en) Scutcheon.
  15. (en) Stamp.
  16. (en) Scale.
  17. (en) Flake.
  18. (en) Lamina.
  19. (en) Lamella.
  20. (en) Spangle.
  21. (en) Washer.
  22. (en) Rove.
  23. (en) Squama.
  24. (en) Tinsel.
  25. (en) Trichome.
  26. (en) Vending machine.
  27. (en) Sequin payet.
  28. (en) Piece.
  29. (en) Postage stamp.
  30. (en) Revenue stamp.
  31. (en) Playing piece.
  32. (en) Slake.
  33. (en) Lamelle.
  34. (en) Rover.
  35. (en) Hammer.
  36. (en) Water marker.
  37. (en) Pool.
  38. (en) Slug.
  39. (al) Unterlagsscheibe
  40. (fr) Rondelle

posta (nedir ne demek)

  1. Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü
  2. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer
    Örnek: Yazısı silinmiş, kâğıdı sarı / Mektubunu geri getirdi / Dünya postaları. A. N. Asya
  3. Genellikle posta götüren taşıt.
  4. Takım, kol.
  5. Kez, defa, sefer.
  6. 24 saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya.
  7. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü.
  8. Hizmet nöbetinde bulunan er.
  9. Bk. radyo yayacı
  10. Bk. televizyon yayacı
  11. (en) Postal.
  12. (en) Post.
  13. (en) Postal service.
  14. (en) Relay.
  15. (en) Shift.
  16. (en) Mail.
  17. (en) Post-Boy.
  18. (en) Gang.
  19. (en) Watch.
  20. (en) The post office.
  21. (en) Mail train.
  22. (en) Orderly.
  23. (en) Trip.
  24. (en) Team.
  25. (en) Crew.
  26. (en) Postillion.
  27. (en) Section.
  28. (en) Course.
  29. (en) Group.
  30. (en) Labour shift.
  31. (en) Frame.
  32. (en) Upright.
  33. (en) Station.

para   US UK (nedir ne demek)

  1. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
  2. Kazanç
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
  3. Kuruşun kırkta biri.
  4. Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
  5. Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
  6. Çift dönme nicem sayısı ve karşıt koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
  7. 1,4 durumunu gösteren ön ek.
  8. Bir asit, tuz ya da esterin olağanüstü sayıda su molekülü ile birleştiğini gösterir ön ek.
  9. Yan.
  10. Yanında.Dgr.: anat. para
  11. (en) Capital.
  12. (en) Drain.
  13. (en) Fund.
  14. (en) Leeway.
  15. (en) Obverse.
  16. (en) Take.
  17. (en) Prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification.
  18. (en) Prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
  19. (en) Piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent.
  20. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
  21. (en) Gelt.
  22. (en) İnvestment.
  23. (en) The necessary.
  24. (en) Net personality.
  25. (en) Ortho-, and Meta-.
  26. (en) Commodity money.
  27. (en) Dibs.
  28. (en) Dimes.
  29. (en) Face value.
  30. (en) Geets.
  31. (en) Having resemblance to certain features.
  32. (en) Prefix, beside, near.
  33. (en) Far from, away, out, different from.
  34. (en) Prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
  35. (en) Variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name.
  36. (en) Woman who has been delivered of a viable fetus.
  37. (en) Paragraph.
  38. (en) Paraplegic.
  39. (en) The number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'.
  40. (en) Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
  41. (en) Beside/Next to.
  42. (en) Cash.
  43. (en) Monetary.
  44. (en) Pecuniary.
  45. (en) Coffers.
  46. (en) Money.
  47. (en) Para-.
  48. (en) Para.
  49. (en) Shekels.
  50. (en) Currency.
  51. (en) Shiners.
  52. (en) Coin.
  53. (en) Boodle.
  54. (en) Brass.
  55. (en) Bread.
  56. (en) Chink.
  57. (en) Chip.
  58. (en) Dough.
  59. (en) Ducat.
  60. (en) Dust.
  61. (en) Funds.
  62. (en) Green.
  63. (en) Jack.
  64. (en) Kale.
  65. (en) Lolly.
  66. (en) Lucre.
  67. (en) Filthy lucre.
  68. (en) Means.
  69. (en) Purse.
  70. (en) Rock.
  71. (en) Sugar.
  72. (en) Wherewithal.
  73. (en) Wealth.
  74. (en) Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
  75. (en) Pocket.
  76. (en) To be pushed.
  77. (en) Rhino.
  78. (en) Riches.
  79. (en) Roll.
  80. (en) Spendol.
  81. (en) 100 para equal 1 dinar.
  82. (en) Soldier in the paratroops.
  83. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows.
  84. (en) Port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
  85. (al) Para
  86. (fr) Para
  87. Yakın
  88. Ötesinde
  89. İkinci derecede
  90. Benzer.
  91. Paraşütçü asker, paragraf

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011