|
pul kanatlılar
-
Eklem bacaklılardan, kanatları geniş ve sayısız küçük pullarla örtülü, sıvıları emmek için hortum biçiminde ağzı olan, başkalaşmaya uğramış böcekleri, kelebekleri içine alan böcekler takımı, kelebekler.
-
(Yun. lepis: pul; pteryx: kanat) Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, kanatlılar (Rerygota) alt sınıfından vücutları pullarla ya da sık tüylerle kaplı, ağız parçaları emmeye elverişli, kanatları geniş ve sayısız, küçük, çekici renkli pullarla örtülü olan, tam başkalaşım gösteren, lahana kelebeği (Pieris brassica), küçük tavus kelebeği (Saturnia pavonia), büyük tavus kelebeği (S.pyri), gündüz tavus kelebeği (Vanessa oi), akşam tavus kelebeği (Smerinthus ocellata), kuyruklu kelebek (Papillio machaon), un güvesi (Ephestia kuhniella), giysi güvesi (Tineola biseliella), kürk güvesi (Tinea pellionella), Apollon kelebeği (Parnassius apollo), evcil ipek böceği (Bombyx mori) türleri iyi bilinen bir takım. Kelebekler, güveler.
-
Moths and butterflies
-
Schmetterlinge
-
papillons
-
Lepidoptera
-
Posta parası karşılığı mektuplara, damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası
Örnek:
Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi. F. R. Atay
-
Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık
Örnek:
Arkasında bir omzu tamamıyla açık, altın pul işlemeli bir akşam tuvaleti vardı. H. E. Adıvar
-
Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık.
-
Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık.
-
Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt.
-
Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri.
-
Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık
Örnek:
Bir adamla minimini bir kız çocuğu elleri balık pulu içinde balık avlıyordu. S. F. Abasıyanık
-
Pula benzeyen, pulu andıran.
-
Başlık altına konan madensel, yassı halka.
-
Stamp. scale. flake. lamina. lamella. spangle. washer. rove. squama. tinsel. trichome.
-
Sequin. spangle. stamp. vending machine. scale. sequin payet. piece. scale. washer.
-
100 puls equal 1 afghani.
-
Stamp. postage stamp. revenue stamp. playing piece. spangle. scale. washer. slake. lamelle. tinsel. rover. hammer. water marker. lamina. pool. slug.
-
sequin
-
scutcheon
-
washer
-
washer
-
Unterlagsscheibe
-
rondelle
-
Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan alt sınıf.
-
Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalının, böcekler (Insecta) sınıfından, erginleri kanatlı, bazen kanatları ikincil olarak kaybolmuş, gelişmelerinde yan başkalaşım ya da tüm başkalaşım görülen bir alt sınıf. Düzkanatlılar (Orthoptera), termitler (Isoptera), tüy bitleri (Mallophaga), bitler (Siphunculata), kız böcekleri (Odonata), sinirkanatlılar (Neuroptera), pulkanatlılar (Lepidoptera), ikikanatlılar (Diptera), kınkanatlılar (Coleoptera), zarkanatlılar (Hymenoptera), hortumlu böcekler (Rhynchota) gibi takımları vardır.
-
Bk. kanatlı böcekler.
-
Wingled insects
-
ptérygotes
-
Pterygota
-
Doğuşta kanatlı olan böcekler topluluğu.
-
Winged insects
-
Geflügelte Kerbtiere
-
ptérigotes
-
Pterygota
-
Kanadı olan
Örnek:
Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az. A. Haşim
-
Alated. winged. ptero-.
-
Winged. finned.
-
Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.
-
İki nesnenin birleştiği yer.
-
İskelet sistemini oluşturan, iki yada daha fazla kemiğin birbirne eklendiği kısım.
-
(
) Anl. önermeeklemi. Krş.. doğrusaleklem, doğrusal olmayaneklem, sıfırlıeklem, sıfırlı doğrusaleklem, birlieklem, ikilieklem, denkgüçlüeklem, yer değiştiricieklem, dağıtıcıeklem, ortaklaştırıcıeklem, ikileklem, iki değerli doğrusaleklem, çok değerli doğrusaleklem.
-
İskelet sistemini oluşturan kemikler arasındaki işlevsel bağlantıyı sağlayan ögeler, artikulasyo, oynak.
-
Joint. articulation. arthrosis. knuckle. link. linkage.
-
Articulation. joint.
-
connective
-
junction
-
articulatio
-
Anschluss, Übergangszone
-
connecteur
-
jonction
-
Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ
Örnek:
Kuşun kanatlarını kısıp bir taş parçası gibi yere süzüldüğü gözümün önündedir. M. Ş. Esendal
-
Balıklarda yüzgeç.
-
Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey.
-
Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı
-
Yan, taraf.
-
Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri.
-
Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol.
-
Angıç.
-
Böceklerin uçma organı.
-
Kuşlarda ve yarasalarda uçmaya yarayacak biçimde değişmiş olan yapılar.
-
Zar biçiminde herhangi bir uzantı.
-
1. Ala. 2. Nematodlarda bulunan kütiküla değişikliği, vücudun yan tarafında bulunan ve dalgalanma biçimindeki hareketi destekleyen omurga benzeri kalınlaşmalar.
-
Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ.
-
Flanking. aerofoil. flap. limb. van. wing. ptero-.
-
Flank. wing. fin. sail. wing. leaf. shutter.
-
Fin. leaf. vane. panel. airfoil. wing.
-
wing
-
leaf
-
pinion
-
Fin, plane, surface
-
Ala, wing
-
Flügel
-
ail
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|