|
puddle
-
Kirli su birikintisi, çamurlu gölcük
-
Gölek, gölet
-
Kumlu harç, sıvacı çamuru
-
Çiş yapmak.
-
Dökme demiri ocakta tavlamak
-
Çamurlatmak (su)
-
Özlü çamuru su ile yoğurup sıva haline koymak.
-
Çamurlamak (su), çamurlu suya girmek, sıvamak, sıva haline getirmek (kil ve kum), tavlamak (demir), külçe fırınında tasfiye etmek, çiş yapmak, işemek
-
Leke, toz vb. ile kaplı, pis, murdar, mülevves
Örnek:
Perdeci, çapaklı gözlerini kirli yumruklarıyla ovuşturarak cevap verdi. P. Safa
-
Aybaşı durumunda bulunan (kadın).
-
Toplumun değer yargılarına aykırı olan
-
Dirty. soiled. spotted. unclean. bedraggled. dingy. draggled. filthy. grimy. grubby. impure. smudgy. squalid.
-
Dingy. dirty. filthy. foul. grubby. impure. messy. nasty. scruffy. sordid. squalid.
-
Dirty. filthy. soiled. polluted. blemished. sullied. dull. indistinct. black. dingy. foul. frowzy. grubby. impure. messy. mucky. smutty. sordid. unclean. vicious.
-
Venose, venous
kir(nedir ne demek)
-
Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde oluşan, biriken pislik
Örnek:
Yanaklarında yer yer kirle karışmış gözyaşı var. H. E. Adıvar
-
Utanılacak durum, leke, şaibe.
-
dirt.
-
Dirt. grime. soil. filth.
-
Dirt. filth. soil.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|