|
property
-
Eşya, emlak, mal, mülk, varlık, servet, sahne eşyaları, sahne elbiseleri, özellik, nitelik
-
mülkiyet
-
Mal, mülk, emlak, arazi
-
Hususiyet, özellik
-
Mahiyet, tabiat
-
Sahne donatımı
-
Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesnelerin bütünü
Örnek:
Güçlük, ev bulmak ve eşyayı taşımak derdiyle başlar. B. Felek
-
Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde.
-
Bk. nesne
-
Goods. belongings. traps. appointments. furniture. thing. article. property. stuff. bulk. commodity. gear. ware.
-
Article. commodity. effects. freight. goods. things. unit. wares. objects. property. furniture. luggage. belongings.
-
Furniture. gear. goods. stuff. articles. luggage. belongings. merchandise. property. wares. commodities. objects. article. ware. material. materials. movable. bonded goods. chose. commodity. freightage. furnishing. lagan. object. things.
-
goods
-
Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul
Örnek:
Eline geçen serveti emlake yatırıyordu. E. E. Talu
-
Bk. taşınmaz
-
Estate. property. real estate.
-
Real estate. real property. realty. landed property. freehold. demesne. country estate. freehold property. holding of land. immovable estate. land estate. landed estate. piece of property. proprietary rights.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|