Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > prize nedir, prize ne demek, prize türkçesi, türkçe anlamı (prize nnd)

prize nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






prize   US UK

  1. ödül
  2. Çok istenilen şey
  3. Çok değer vermek
  4. Paha biçmek, kıymet takdir etmek
  5. Ödül olarak verilen
  6. Ödül kazanan
  7. mükemmel
  8. Ganimet almak
  9. zaptetmek
  10. Manivela ile kaldırmak veya açmak
  11. Ganimet prize court savaş ganimetleri mahkemesi.
  12. Takdir etmek, değer vermek, değer biçmek, ganimet almak, kaldıraçla kaldırmak, manivela ile açmak

ödül (nedir ne demek)

  1. Bir başarı karşılığında verilen armağan, mükâfat
    Örnek: İki Nobel Edebiyat Ödülü Balkanlı yazarlara verildi. H. Taner
  2. Bir iyiliğe karşılık olarak verilen armağan, mükâfat.
  3. Çeşitli ülkelerde başarılı sinema çalışmalarını değerlendirmek için verilen armağan. TV
  4. Çeşitli ülkelerde başarılı televizyon çalışmalarını değerlendirmek amacıyla verilen armağan.
  5. İyi bir çalışma, üstün bir başarı gösteren öğrenci, öğretmen ve yöneticilere verilen armağan.
  6. (en) Cinema award, film prize (price),
  7. (en) Television award (prize, price)
  8. (en) Award. prize. reward. guerdon. premium. meed. plume. purse. recompense. remuneration. requital.
  9. (en) Award. commendation. consideration. distinction. premium. prize. purse. reward. trophy.
  10. (en) Award. premium. prize. reward. gratification. plume. pot. recompense. remuneration. trophy.
  11. (en) reward
  12. (al) Filmpreis,
  13. (al) Fernsehpreis
  14. (fr) Prix du cinéma,
  15. (fr) Prix de télévision

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük