Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > priz nedir, priz ne demek, prizin anlamı, ingilizcesi (priz nnd)

priz nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








priz

  1. Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva
    Örnek: Hatta bir keresinde prizdeki ütüyü devirip handiyse evi bile yakıyordu. H. Taner
  2. Bk. yuva
  3. (en) Socket. plug. plug socket. wall plug. switch plug. jack. outlet. power outlet. power point. receptacle.
  4. (en) Socket. drive. setting. setting.
  5. (en) Power socket. socket for a plug. wall plug. jack. connector. solidification. setting. convenience. outlet. electrical outlet box. plug contact.

yuva (nedir)

  1. Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
    Örnek: O zamanlar ... mezarlıkların serviliklerine gizlenen eski bülbül yuvaları meşhurdu. A. Ş. Hisar
  2. Genellikle ailenin oturduğu ev
    Örnek: İnsanın kendi yuvasından daha sıcak ... ve samimi; hiçbir yer olmazdı. S. F. Abasıyanık
  3. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
  4. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer.
  5. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk.
  6. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer.
  7. Bir şeyin öğretildiği yer.
  8. Bir şeyin çok bulunduğu yer.
  9. Elektrik akımını almak için fişin sokulduğuyuva; fişyuvası.
  10. Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar için açılan ve genellikle gündüzleri çalışan kadınların çocuklarını sabah bırakıp akşam aldıkları okulöncesi eğitim kurumu.
  11. (en) Plug socket, socket, outlet
  12. (en) Burrow. creche. creep. day-care center. fireside. fold. haunt. hearth. hearth and home. hearthstone. holt. home. hotbed. mortice. mortise. nest. nidus. nursery. recess.
  13. (en) Burrow. creche. home. nest. roof. setting. socket. lair. den. hotbed. nursery school. playschool. crèche. sating.
  14. (en) Receptacle. slot. nest. gain. home. mount. day nursery. nursing home. small place. socket. soil.
  15. (en) Nursery school
  16. (al) Steckdose
  17. (fr) Prise (de courant)

elektrik akımı (nedir)

  1. Katı, sıvı ya da uçun durumlanndaki iletkenlerden artı ya da eksi yüklü parçacıklar akışı olarak gözlenen olay.
  2. Bk. akım  
  3. Bkz. akım.
  4. (en) Electricity
  5. (en) Electric current
  6. (al) Elektrischer Strom
  7. (fr) Courant électrique

elektrik (nedir)

  1. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
  2. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.
  3. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.
  4. Fiziğin, elektrik olaylarını inceleyen kolu.
  5. Çarpıcılık, cazibe, canlılık
    Örnek: Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde. H. Taner
  6. Elektrikle çalışan.
  7. Duruk ya da devinenelektrik yüklerinin yol açtığı tüm görüntüleri inceleyen doğabilim dalı.
  8. Yükünün yol açtığı bütün olaylar için kullanılan genel terim.
  9. İki nesnenin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında, ısının kimi örütler, ışığın kimi özdekler üzerindeki etkisiyle ya da ayrı potansiyelli iki özdek arasında oluşan ve etkisini çekme, itme, mekanik, kimyasal, ısıl vb. olaylar biçimin de gösteren erke türü.İng.: electricity Fr.: électrique Alm.: Elektrizität
  10. (en) Electricity
  11. (en) Electric. electrical. electricity. juice.
  12. (en) Cable. electricity. power. electric. electrical.
  13. (en) Electricity. electric. electrical. appraisal for fixing of utility rates. long-term bonds. public-utility company. customer's costs. juice. public utilities. utility stock.
  14. (al) Elektrizität
  15. (fr) électrique, électricité
  16. (fr) électricité

akım (nedir)

  1. Akma işi.
  2. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan
    Örnek: Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu. A. İlhan
  3. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan tarz.
  4. Debi.
  5. Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçirdiği suyun oylumu : m3/sn.
  6. Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları.
  7. Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum.
  8. (en) Electric current
  9. (en) Current. trend. flow. stream. movement. rheo-.
  10. (en) Stream. trend. current cereyan. movement cereyan. tarz.
  11. (en) Current. stream. trend. movement. flow. idea that is gaining ground.
  12. (en) Flowvolume
  13. (en) Current
  14. (al) Elektrischer Strom, Strom
  15. (al) Strom
  16. (fr) Courant électrique
  17. (fr) Débit
  18. (fr) Courant

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)