|
priz kutusu
-
İçinde çeşitli prizler bulunan ve bir yerden başka bir yere taşınabilen kutu.
-
Plugging box
-
Boîte à prise
-
Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva
Örnek:
Hatta bir keresinde prizdeki ütüyü devirip handiyse evi bile yakıyordu. H. Taner
-
Bk. yuva
-
Socket. plug. plug socket. wall plug. switch plug. jack. outlet. power outlet. power point. receptacle.
-
Socket. drive. setting. setting.
-
Power socket. socket for a plug. wall plug. jack. connector. solidification. setting. convenience. outlet. electrical outlet box. plug contact.
-
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
Örnek:
O zamanlar ... mezarlıkların serviliklerine gizlenen eski bülbül yuvaları meşhurdu. A. Ş. Hisar
-
Genellikle ailenin oturduğu ev
Örnek:
İnsanın kendi yuvasından daha sıcak ... ve samimi; hiçbir yer olmazdı. S. F. Abasıyanık
-
İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
-
Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer.
-
Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk.
-
Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer.
-
Bir şeyin öğretildiği yer.
-
Bir şeyin çok bulunduğu yer.
-
Elektrik akımını almak için fişin sokulduğuyuva; fişyuvası.
-
1. Aynı unsurlardan oluşan küme, özellikle hücrelerin kendilerine yabancı bir dokuda birikmesiyle oluşan kümelenme. Kimi neoplastik ve hamartomatöz dermatozislerde, en çok epidermis ve/veya dermis içindeki hücrelerin sınırlı gruplaşmasında görülür. 2. Kuşların, yumurtlamak ve yavruların büyütmek üzere hazırladıkları yatak, kuş yuvası veya barınağı.
-
Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar için açılan ve genellikle gündüzleri çalışan kadınların çocuklarını sabah bırakıp akşam aldıkları okulöncesi eğitim kurumu.
-
Plug socket, socket, outlet
-
Burrow. creche. creep. day-care center. fireside. fold. haunt. hearth. hearth and home. hearthstone. holt. home. hotbed. mortice. mortise. nest. nidus. nursery. recess.
-
Burrow. creche. home. nest. roof. setting. socket. lair. den. hotbed. nursery school. playschool. crèche. sating.
-
Receptacle. slot. nest. gain. home. mount. day nursery. nursing home. small place. socket. soil.
-
Nursery school
-
nest
-
Steckdose
-
Prise (de courant)
-
İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap
Örnek:
Enfiyesini, üstü mineli bir kutudan çekerdi. A. Ş. Hisar
-
Bu kabın alabildiği miktarda olan.
-
Elektrik akımı devrelerinde birleştirme yapmak, akımı bir veya daha fazla kollara ayırmak için kullanılan araç, buat.
-
Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap.
-
Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz.
-
Makaraların korunması, saklanması, sıralanması için yerleştirildikleri amüminyum, paslanmaz çelik ya da yoğruktan, yassı ve yuvarlak kap. (Ayrıca, bir makaralık film taşıdığından, makara gibi film uzunluk birimi olarak da kullanılır. Birkutu film, 35 mm'lik fimlerde,
-
000 ayaktır (yaklaşık 300 m)
-
Büyük göstericilerde, aygıtın üst ve altında yer alan, verici ve alıcı makaraların takıldığı, kapaklı yuva.
-
Can, tin,
-
Spool box
-
Canned. box. case. chest. carton. bin. can. cassette. cartridge. coffer. repository.
-
Bin. box. case. chest. coffer. container. casket. tin. can.
-
Box. case. can. tin. bin. chest. coffer. dispenser. receptacle.
-
Dose, Büchse
-
Boîte (à film),
-
magasin
-
Süresince, zarfında
Örnek:
Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
-
Ortamında
Örnek:
Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz. F. R. Atay
-
... ile dolu bir biçimde.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. in. inside. within. among. amongst. sub.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. inside. among. amongst. sub.
-
İn. inside. within (a limit. under (circumstances. all. full of. having.
-
Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi
-
Assorted. various. varied. multifarious. different. divers. diverse. diversified. manifold. medley. miscellaneous. sundry. differently.
-
Different. diverse. miscellaneous. mixed. multifarious. multiple. sundry. varied. various. assorted. manifold.
-
Cumulative. assorted. different. various.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|