Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > poster nedir, poster ne demek (poster nnd)

poster nedir, poster ne demek?

poster   US UK

  1. Duvara asılan büyük boy resim.
  2. Bilimsel toplantılarda panolara asılan kısa bildiri, poster sunumu.
  3. (en) Large bill or placard intended to be posted in public places.
  4. (en) One who posts bills; a billposter.
  5. (en) One who posts, or travels expeditiously; a courier.
  6. (en) Signs used to advertise simple messages Classic posters, such as those of Toulouse-Lautrec, are considered art masterpieces.
  7. (en) Four-Color lithographic reproductions of a painting, usually with type on or around the image to advertise an artist, show or event.
  8. (en) An enlargement of a photo used to advertise a product or service This can be a great way for a model to get visibility.
  9. (en) Single sheet advertising or promotional piece intended for mounting and display for a product, service or event Does not include point-of-purchase materials or any 'signage' that is eligible in the Out-of-Home categories.
  10. (en) Advertisement appearing outdoors, usually on a vertical board erected especially for the purpose which is called a hoarding, otherwise on windows or walls.
  11. (en) Reproduction that is usually printed in unlimited quantities with a lower grade of paper and inks than a limited or open edition prints Poster often include graphics.
  12. (en) An inexpensive way to decorate a dormroom while making people think you've been to foreign lands and done things you never have.
  13. (en) Generally, a pictorial advertisement for an exhibit, event or product.
  14. (en) Poster , posters.
  15. (en) Placard.
  16. (en) Poster.
  17. (en) Post horse.
  18. (en) Sign posted in a public place as an advertisement; 'a poster advertised the coming attractions'.
  19. (en) Advertisement.
  20. (en) Display poster.
  21. (en) Pancarte.
  22. (en) Intended for presentation at the conference and not for publication.
  23. (en) A) Editorial - Pictures, usually in a large format, sold retail.
  24. (en) Originally used to identify those prints created to advertise an event Now this term designates any print produced with a decorative boarder The Art Nouveau and Art Deco periods are identified with vintage posters.
  25. (en) An outdoor advertising medium; a billboard.
  26. (en) İor:.
  27. (en) Someone who pastes up bills or placards on walls or billboards.
  28. (en) Horse kept at an inn or post house for use by mail carriers or for rent to travelers.
  29. Poster, duvar ilanı, afiş, afiş yapıştıran kimse
  30. Yafta, afiş
  31. Yaftacı, yafta yapıştıran kimse
  32. Menzillerden at alarak seyahat eden kimse.

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Colossal.
  9. (en) Considerable.
  10. (en) Crying.
  11. (en) Dire.
  12. (en) Edifice.
  13. (en) Expansive.
  14. (en) Senior.
  15. (en) Giant.
  16. (en) Full grown.
  17. (en) Macro.
  18. (en) Mega.
  19. (en) Large.
  20. (en) Wide.
  21. (en) Grand.
  22. (en) Enormous.
  23. (en) Great.
  24. (en) Almighty.
  25. (en) Long.
  26. (en) High.
  27. (en) Major.
  28. (en) Maxi.
  29. (en) Elder.
  30. (en) Older.
  31. (en) Ample.
  32. (en) Bulky.
  33. (en) Capacious.
  34. (en) Capital.
  35. (en) Cyclopean.
  36. (en) No end.
  37. (en) No end of.
  38. (en) Exalted.
  39. (en) Extended.
  40. (en) Handsome.
  41. (en) Healthy.
  42. (en) Keen.
  43. (en) Large-Scale.
  44. (en) Magniloquent.
  45. (en) Mighty.
  46. (en) Precious.
  47. (en) Rousin.
  48. (en) Extensive.
  49. (en) Huge.
  50. (en) Legend.
  51. (en) Massive.
  52. (en) Prize.
  53. (en) Redoubtable.
  54. (en) Stupendous.
  55. (en) Substantial.
  56. (en) Sumptuous.
  57. (en) Tremendous.
  58. (en) Untold.
  59. (en) Voluminous.
  60. (en) Walloping.
  61. (en) Widely.
  62. (en) Coarse.
  63. (en) Outsized.
  64. (en) Adult.
  65. (en) Jumbo.
  66. (en) Monumental.
  67. (en) Mammoth.
  68. (en) Main.
  69. (en) Large-Size.
  70. (en) Heavy.
  71. (en) Vast.
  72. (en) Acute.
  73. (en) Blockbuster.

boy   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
    Örnek: Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
  2. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  3. Uzunluk.
  4. Yol, ırmak, deniz kıyısı
    Örnek: Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
  5. Kumaş için ölçü.
  6. Uzaklık
    Örnek: Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
  7. Destan
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  8. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
    Örnek: Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
  9. Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
  10. Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
  11. Bir aşiretin kollarından her biri.
  12. Bk. yükseklik
  13. (en) Size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format,.
  14. (en) Screen size, size of the picture screen.
  15. (en) Stature.
  16. (en) In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race.
  17. (en) Male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
  18. (en) To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
  19. (en) Height.
  20. (en) Edge.
  21. (en) Bank.
  22. (en) Magnitude.
  23. (en) Size.
  24. (en) Tribe.
  25. (en) Figure.
  26. (en) Length.
  27. (en) Clan.
  28. (en) Extent.
  29. (en) Offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
  30. (al) Format, Filmformat, Kinoformat,
  31. (al) Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
  32. Erkek çocuk, oğlan
  33. Delikanlı
  34. Aşağ
  35. Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010