|
play a hunch
-
oynamak
-
eğlenmek
-
Hareket etmek, sallanmak, kımıldanmak
-
Çalgı çalmak
-
Rol yapmak, temsil etmek, canlandırmak
-
Kumar oynamak
-
Su fışkırtmak (flskıye)
-
Hortumla fışkırtmak
-
Ateş etmek (top)
-
Hareket ettirmek, gezdirmek
-
Oyuna iştirak etmek
-
Oyun, eğlence
-
Sahne oyunu, piyes
-
Şaka, latife
-
Fiil, hareket
-
Oynama, faaliyet
-
davranış
-
işleme
-
ilgi
-
Hareket serbestliği
-
Oynamak, kımıldamak, hareket etmek, oynaşmak; canlandırmak [tiy.], rol almak; çalmak (müzik); numarası yapmak; bahis yapmak; turneye çıkmak; tutmak, tutmak ( ye)
-
Ülke, kurum ve yatırımAraçlarının yüksek güvenilirlikAralığını gösteren ve derecelendirme kuruluşu tarafından verilen not.A'nın sayılarıArttıkça güvenilirlik derecesi yükselir; işaret değişiklikleri her bir konum için olumlu veya olumsuz gelişmelere işaret eder (AA,AAA,A+,AA- vb).
-
Yunanca yokluk ifade eden ön ek.
-
Kazanılmış bağışıklık yetmezlik sendromu.
-
AIDS
-
Bir, herhangi bir (ünsüzle başlayan kelimelerden önce kullanılır
-
bak
-
İngiliz alfabesinin ilk harfi
-
Birinci kalite veya derece
-
La notası, la perdesi
-
B.D
-
La [müz.], pek iyi
-
Kamburlaştırmak, çömelmek
-
Eğmek, bükmek, kamburlaştırmak
-
omuzlamak
-
kambur
-
İri parça
-
D,Dili önsezi.
-
Hiçbir belirti yokken bir şeyin olacağını sezme, içe doğma, hissikablelvuku, altıncı duyu veya his
Örnek:
Bir önsezi benliğini derinden derine yokluyor kuruntusuna kapılmıştı. T. Buğra
-
Temellendirilmeyen duygu, verilmemiş olanın, bilinmeyenin, özellikle gelecekle ilgili olanın önceden duyulması, doğru sayılması.
-
Temellendirilemeyen duygu. Verilmemiş olanın, bilinmeyenin, özellikle gelecekle ilgili olanın önceden duyulması, doğru gibi sayılması. Yeni felsefede Jabobi ve Friesönseziyi, duyulurüstü olanın duyusu olarak, deneyle sınırlı bilmenin karşısına koymuşlardır.
-
Sixth sense. premonition. precognition. presentiment. foresight. forethought. vision. foreboding. hunch. a hunch. intuition. presage. prescience.
-
Foreboding. hunch. intuition. premonition. presentiment.
-
Premonition. presentiment. foreknowledge. foresight. hunch. presage.
-
pressentiment
-
pressentiment
-
Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
-
Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
Örnek:
Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
-
Davranış, tutum
Örnek:
Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
-
Yola çıkma.
-
Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
-
Yer sarsıntısı, deprem
-
Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
-
Devinim.
-
Bk. devinim:
-
Bk. devinim
-
Bk. devim
-
Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
-
1. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. 2. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. 3. Atın bacaklarının hareketi.
-
Action. movement. move. motion. starting. behavior. behaviour. act. bearing. conduct. demeanour. deportment. gesture. locomotion. play. setout. step. stroke.
-
Action. activity. behaviour. deed. departure. front. life. locomotion. motion. move. movement. play. start. stir. stroke. act. conduct.
-
Transaction. conduct. deed. departure. locomotion. move. movement. play. step. stir. activity. act. earthquake. tremor. leaving. performance. start. proceeding. procedure. exploit. set-out. take-off. running. drive. function. stroke. traffic. dispatching.
-
movement
-
movemnt
-
Locomotion, action
-
motion
-
mouevment
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|