|
plainspoken
-
Açık sözlü.
-
Açık sözlü, dobra dobra konuğan, lafını sakınmayan, patavatsız
-
Her şeyi olduğu gibi söyleyen, sözünü esirgemeyen.
-
frank.
-
Frank. outright. outspoken. straightforward.
-
Forthright. foq- spoken. open character. straight out. straightforward.
-
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
Örnek:
Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
-
Engelsiz.
-
Örtüsüz, çıplak.
-
BoÅŸ.
-
Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
-
Aralığı çok.
-
Çalışır durumda olan
Örnek:
Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
-
Kolay anlaşılır, vazıh
Örnek:
Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
-
Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi.
-
Gelirin gideri karşılamaması durumu.
-
Bk. gedik
-
1) sarîh. 2 ) alenî.
-
Bk. açılma
-
Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
-
Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
-
On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
-
deficit
-
on
-
open
sözlü(nedir ne demek)
-
Sözle, konuşma biçiminde yapılan, ağızdan, şifahi, yazılı karşıtı.
-
Herhangi bir konu ile ilgili olarak biri ile sözleşmesi bulunan.
-
Evlenmek için birbirine söz vermiş olan (kimse), yavuklu.
-
Verbal. oral. nuncupative. parol. verbatim. viva. viva voce. vocal. word-of-mouth. oral. oral examination. fiancee.
-
Oral. verbal. agreed together. having promised. engaged to be married. fiancé. fiancée.
-
Oral. verbal. engaged to be married. fiancé. fiancée. orally. parol. spoken.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|