Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > pişman olmak nedir, pişman olmak ne demek (pişman olmak nnd)

pişman olmak nedir, pişman olmak ne demek?

pişman olmak

  1. Yaptığı bir işin yanlış ya da uygunsuz sonuç verdiğini anlamak.
  2. (en) Regret.
  3. (en) Repent.
  4. (en) To regret sth / having done sth.
  5. (en) To feel remorse for sth / having done sth.
  6. (en) Smart.

pişman (nedir ne demek)

  1. Yaptığı bir işin veya davranışın olumsuz sonucunu görerek üzülen, nadim.
  2. (en) Regretful.
  3. (en) Sorry.
  4. (en) Penitent.
  5. (en) Repentant.
  6. (en) Contrite.
  7. (en) Remorseful.
  8. (en) Rueful.
  9. (en) Hot under the collar.

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Be situated.
  10. (en) Happen.
  11. (en) Become.
  12. (en) Exist.
  13. (en) Occur.
  14. (en) Take place.
  15. (en) Have.
  16. (en) Mature.
  17. (en) Befall.
  18. (en) Come about.
  19. (en) Come off.
  20. (en) Come over.
  21. (en) Eventuate.
  22. (en) Fare.
  23. (en) Go on.
  24. (en) Hatch.
  25. (en) Turn.
  26. (en) Come.
  27. (en) Form.
  28. (en) Grow.
  29. (en) Reign.
  30. (en) Transpire.
  31. (en) To be.
  32. (en) To become.
  33. (en) To exist.
  34. (en) To happen.
  35. (en) To occur.
  36. (en) To take place.
  37. (en) To go no.
  38. (en) To come about.
  39. (en) To transpire.
  40. (en) To get.
  41. (en) To fit.
  42. (en) To be suitable for.
  43. (en) To be present.
  44. (en) To ripen.
  45. (en) To mature.
  46. (en) To catch.
  47. (en) To have.
  48. (en) To undergo.
  49. (en) To be ready/prepared/cooked.
  50. (en) To be done out of sth.
  51. (en) Catch.
  52. (en) To be completed.
  53. (en) To be cooked.
  54. (en) To come into being.
  55. (en) Fall out.
  56. (en) Make.
  57. (en) Originate.
  58. (en) Prove.
  59. (en) Stand.
  60. (en) To go under the styles of.
  61. (en) To go through accounts.
  62. (en) Turn out.

yanlış (nedir ne demek)

  1. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata.
  2. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı
    Örnek: Yanlış ve mantıksız hareketim bu suretle cezalanmalı. A. Gündüz
  3. Bir biçimde, yanlış olarak, hatalı olarak
    Örnek: Evime gitmek için yanlış söyledim, gitmemek için vapurun kaçmasını bekliyordum. S. F. Abasıyanık
  4. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan.
  5. Yanlış bir biçimde, yanlış olarak, hatalı olarak
  6. Doğru olmayan, biçimsel düşünme yasalarına uymayan.
  7. Düşünülen şeyle uyuşmayan. Karşıtı bk. doğru 1,2
  8. Sözeden dildeki 'yanlıştır' birli yükleminin içlemi olanyanlış olma özelliği. || Doğruluk çizelgelerinde geçen 'Y' yada '0' simgesi bu özelliğin sözeden dildeki adıdır. || Krş.. doğruluk değeri, doğru.
  9. (en) Corrupt.
  10. (en) Fallacious.
  11. (en) Garbled.
  12. (en) Misguided.
  13. (en) Nice.
  14. (en) Blunder.
  15. (en) Misstep.
  16. (en) İncorrectly.
  17. (en) Erroneously.
  18. (en) Amiss.
  19. (en) Errant.
  20. (en) False, falsity.
  21. (en) Bug.
  22. (en) Erroneous.
  23. (en) False.
  24. (en) İmproper.
  25. (en) İnaccurate.
  26. (en) İnadvisable.
  27. (en) İncorrect.
  28. (en) İnexact.
  29. (en) Mistaken.
  30. (en) Untrue.
  31. (en) Wrong.
  32. (en) Wrongly.
  33. (en) Corrigendum.
  34. (en) Error.
  35. (en) Fallacy.
  36. (en) Fault.
  37. (en) İnaccuracy.
  38. (en) Lapse.
  39. (en) Miscue.
  40. (en) Mistake.
  41. (en) Mis-.
  42. (en) Trouble.
  43. (en) Uncalled-For.
  44. (en) Faulty.
  45. (en) Off the beam.
  46. (en) Oversight.
  47. (en) Trip.
  48. (en) Unfaithful.
  49. (fr) Faux
  50. (fr) Faux, le faux
  51. (la) Falsus

uygunsuz (nedir ne demek)

  1. Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz
    Örnek: Uygunsuz dediğim vakalardan biri bir salon oyunu yüzünden çıkmıştır. R. N. Güntekin
  2. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan
    Örnek: Birtakım uygunsuz, meymenetsiz heriflerle geziyormuş. H. Taner
  3. (en) Unsuitable.
  4. (en) İnconvenient.
  5. (en) İmproper.
  6. (en) Wrong.
  7. (en) İndecent.
  8. (en) Unhandsome.
  9. (en) Awkward.
  10. (en) İnept.
  11. (en) İnopportune.
  12. (en) Obnoxious.
  13. (en) Undue.
  14. (en) Unearthly.
  15. (en) İll- assorted.
  16. (en) İll- matched.
  17. (en) İnimical.
  18. (en) Out of the way.
  19. (en) İncorrect.
  20. (en) Unseemly.
  21. (en) Derogatory.
  22. (en) İllegitimate.
  23. (en) İmpolitic.
  24. (en) İnapposite.
  25. (en) İnappropriate.
  26. (en) İncongruous.
  27. (en) İndecorous.
  28. (en) İndelicate.
  29. (en) İneligible.
  30. (en) İnexpedient.
  31. (en) İnfelicitous.
  32. (en) Near the knuckle.
  33. (en) Malapr.
  34. (en) Unfortunate.
  35. (en) Unhappy.
  36. (en) Untimely.
  37. (en) Out of turn.
  38. (en) Out of place.
  39. (en) Ratty.
  40. (en) Tasteless.
  41. (en) Unapt.
  42. (en) Unbecoming.
  43. (en) Unfit.
  44. (en) Unsuited.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012