Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > peri masalı nedir, peri masalı ne demek, peri masalıın anlamı, ingilizcesi (peri masalı nnd)

peri masalı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






peri masalı

  1. Kahramanlarını perilerin oluşturduğu bir tür masal.
  2. Önceleri yoksul ve umutsuz bir durumda iken, doğaüstü güçlerin yardımıyla mutluluğa ve iyi günlere erişen genellikle bir genç kız ya da delikanlının çevresinde oluşan olayları kapsayan güldürüsü az masal türü.
  3. (en) Fairy story.
  4. (en) Fairy tale.
  5. (en) Fairy tale
  6. (fr) Conte de fées

peri  US UK (nedir ne demek)

  1. Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık
    Örnek: Cinden, periden, umacıdan çok korkardım. H. E. Adıvar
  2. Çok güzel, alımlı, becerikli kadın.
  3. Bk. gölge
  4. Yunanca bir yapının çevresindeki yapıyı göstermek üzere kullanılan ön ek.
  5. Çevresinde, etrafında.Dgr.: anat. peri
  6. Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, düşsel dişi varlık.
  7. Çok güzel, çok alımlı (kadın).
  8. (en) Fairy. faery. faerie. fairy. elf. genie. faerie. faery. fay. peri. pixie. pixy. spirit. sprite.
  9. (en) Elf. fairy. nymph. spirit. sprite. beautiful djinn.
  10. (en) A prefix used to signify around, by, near, over, beyond, or to give an intensive sense; as, perimeter, the measure around; perigee, point near the earth; periergy, work beyond what is needed; perispherical, quite spherical.
  11. (en) An imaginary being, male or female, like an elf or fairy, represented as a descendant of fallen angels, excluded from paradise till penance is accomplished. a supernatural being descended from fallen angels and excluded from paradise until penance is done a beautiful and graceful girl.
  12. (en) Fairy. elf. spirit.
  13. (en) Public Environmental Reporting Initiative US voluntary corporate initiative for reporting to the public on environmental matters Similar to EMAS's requirement. a beautiful and graceful girl. a supernatural being descended from fallen angels and excluded from paradise until penance is done.
  14. Peri .
  15. Etrafında, ötesinde, ilerisinde.
  16. peri

gölge (nedir ne demek)

  1. Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık
    Örnek: Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur? H. E. Adıvar
  2. Güneş ışınlarından korunacak yer
    Örnek: Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin. M. Ş. Esendal
  3. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet
    Örnek: Pencereden dışarıya bir gölge çıktı, arkasından seğirttiler. A. Gündüz
  4. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk.
  5. Röfle.
  6. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan.
  7. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse.
  8. Koruma, kayırma himaye.
  9. Bir gökcisminin güneş ışığını engellemesinden ileri gelen ışıksız uzay parçası.
  10. Almaç görüntülüğünde resmin temel konusunun hem bulunması gereken yerde hem de onun biraz yanında daha soluk olarak çift görünmesi durumu.
  11. (en) Ghost (image), echo
  12. (en) Shadow. shade. silhoutte. cloud. dark. simulacrum.
  13. (en) Cloud. shade. shadow. silhouette. umbra.
  14. (en) Shadow. shade. shading. ghost.
  15. (en) shadow
  16. <(al) Geisterbild, Echo
  17. (fr) Fantôme, image fantôme, écho (image)
  18. (fr) ombre

per  US UK (nedir ne demek)

  1. Protein etkinlik derecesi.
  2. (en) Prep. for each; by means of, via; through
  3. (en) Protein efficiency ratio
  4. (en) Through or by
  5. Vasıtasıyle, eliyle
  6. tarafından
  7. içinden
  8. tamamen
  9. dışarı
  10. çok.
  11. Eliyle, aracılığı ile, vasıtasıyla, başına, göre, nazaran, gereğince

masal (nedir ne demek)

  1. Genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, çoğunlukla insanların veya tanrıların başından geçen, olağan dışı olayları anlatan hikâye
    Örnek: Masal olsun roman olsun, ikisi de anlatı sanatıdır. N. Cumalı
  2. Öğüt verici, ahlak dersi veren alegorik eser.
  3. Boş ve yalan söz
    Örnek: Müttefikler karşı hücuma geçtikten sonra, milleti aynı masalla uyutmak olanaksızlaştı. H. Taner
  4. Değersiz, önemsiz şey
    Örnek: Yaratıcı gücü kalmayan bir yazıcı bir masaldan başka nedir? H. E. Adıvar
  5. Olağanüstü kişiler ve olaylarla geliştirilen öykü.
  6. (en) Story. tale. fairy tale. fable. fiction. romance. yarn.
  7. (en) Fable. myth. romance. story. tale. yarn. fairy tale. folk tale. lie. fairy story. a tall story.
  8. (en) Fairy tale. folk tale. fable. cock-and-bull story. bull.

tür (nedir ne demek)

  1. Çeşit, cins.
  2. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm.
  3. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram.
  4. Türlü.
  5. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. // Ama bu cins kavramı, kendi üzerinde bir başka cins varsa, yenidentür durumuna gelir ve bu böyle sürüp gidebilir. Mantık diliyle: Bir A sınıfı , bir başka sınıfın, B sınıfının kapsamı içindeki bir bölümü kurduğunda: B cinstir, A datür. (Ör. Hayvan canlı varlık karşısındatürdür, aslan karşısında cinstir.)
  6. Birbirinden üreyen ve dirimbilimsel açıdan akraba olan canlı varlıklar öbeği. (Ör. Arslan ya da insan.
  7. 1.Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. 2.Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm.
  8. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları.
  9. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes.
  10. (en) Type. sort. kind. variety. species. genus. breed. class. genre. ilk. persuasion. race. sort of. strain. stripe.
  11. (en) Breed. cast. class. description. form. genus. kind. nature. range. sort. species. stamp. type.
  12. (en) Type. sort. species. type. kind. class. description. family. genus. variety.
  13. (en) door.
  14. (en) species
  15. (en) type
  16. (fr) espèce
  17. (la) species

önceleri(nedir ne demek)

  1. Önceki zamanda, başlangıçta
    Örnek: Önceleri kapıldığım münasebetsiz düşünce, kafamdan defolup gitmişti. R. H. Karay
  2. (en) Formerly. previously.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük