Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > per cent nedir, per cent ne demek, per cent türkçesi, türkçe anlamı (per cent nnd)

per cent nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






per cent  US UK

  1. yüzde

per  US UK (nedir ne demek)

  1. Protein etkinlik derecesi.
  2. (en) Prep. for each; by means of, via; through
  3. (en) Protein efficiency ratio
  4. (en) Through or by
  5. Vasıtasıyle, eliyle
  6. tarafından
  7. içinden
  8. tamamen
  9. dışarı
  10. çok.
  11. Eliyle, aracılığı ile, vasıtasıyla, başına, göre, nazaran, gereğince

cent  US UK (nedir ne demek)

  1. Centigrade, central, centum, century.
  2. Birleşik Amerika para birimi olan doların yüzde biri
  3. Bu değeri taşıyan sikke.
  4. Sent, doların yüzde biri

yüzde (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak yüzde hesabına göre verilen ücret, yüzdelik.
  2. Bir sayı sıfatı ile kullanıldığında yüze bölünen bir şeyin o kadarlık parçasını belirten bir söz
    Örnek: Bir eli tabancalı militan mıdır, yoksa kesesini doldurmakla uğraşan iş adamlarından mıdır, mebus mudur hemen anlar ve bu anlayışlarında yüzde seksen yanılmaz. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Sınıfsal ölçümlü verilerde en çok kullanılan istatistiklerden biri olup her kategoriye ait sıklık sayısının toplama oranının yüzdeyle ifadesi.
  4. (en) Per centum. percent. per cent. percent. percentage.
  5. (en) Commission. percentage. per cent. percent. rate.
  6. (en) Per cent. percent. bear interest at. percent. percentage.
  7. (en) percentage
  8. (en) percent

yüz(nedir ne demek)

  1. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı.
  3. On kere on, doksan dokuzdan bir artık.
  4. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
  5. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat
    Örnek: Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. S. F. Abasıyanık
  6. Kesici araçlarda keskin kenar.
  7. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü.
  8. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf.
  9. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş.
  10. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret.
  11. Nedeniyle, sebebiyle
    Örnek: Bu yüzden Fuat Köprülü ile çatışmaya başlamışlardı gazetelerde. Y. Z. Ortaç
  12. Yüzey, satıh.
  13. (Mimarlık) Bir yapının dışa bakan düşeyyüzeylerinin tümü. Örn. önyüz, yanyüz, arkayüz gibi.
  14. Bk. yan
  15. (en) Facial. hundred. obverse. cast of features. countenance. dial. face. front. frontispiece. hundred. kisser. mien. obverse. phiz. physiognomy. puss. snoot. visage. hecto-.
  16. (en) Face. front. hundred. puss. side. visage. mug. façade. obverse. surface. impudence. cheek. facial. obverse. reverse. yüz the right side.
  17. (en) Aspect. countenance. face. favour. lug. mug. mush. pan. surface.
  18. (en) Facade, front
  19. (fr) façade

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük