|
per cent
-
Protein etkinlik derecesi.
-
Prep. for each; by means of, via; through
-
Protein efficiency ratio
-
Through or by
-
Vasıtasıyle, eliyle
-
tarafından
-
içinden
-
tamamen
-
dışarı
-
çok.
-
Eliyle, aracılığı ile, vasıtasıyla, başına, göre, nazaran, gereğince
-
Centigrade, central, centum, century.
-
Birleşik Amerika para birimi olan doların yüzde biri
-
Bu değeri taşıyan sikke.
-
Sent, doların yüzde biri
-
Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak yüzde hesabına göre verilen ücret, yüzdelik.
-
Bir sayı sıfatı ile kullanıldığında yüze bölünen bir şeyin o kadarlık parçasını belirten bir söz
Örnek:
Bir eli tabancalı militan mıdır, yoksa kesesini doldurmakla uğraşan iş adamlarından mıdır, mebus mudur hemen anlar ve bu anlayışlarında yüzde seksen yanılmaz. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Sınıfsal ölçümlü verilerde en çok kullanılan istatistiklerden biri olup her kategoriye ait sıklık sayısının toplama oranının yüzdeyle ifadesi.
-
Per centum. percent. per cent. percent. percentage.
-
Commission. percentage. per cent. percent. rate.
-
Per cent. percent. bear interest at. percent. percentage.
-
percentage
-
percent
yüz(nedir ne demek)
-
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.
-
Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı.
-
On kere on, doksan dokuzdan bir artık.
-
Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
-
Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat
Örnek:
Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. S. F. Abasıyanık
-
Kesici araçlarda keskin kenar.
-
Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü.
-
Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf.
-
Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş.
-
Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret.
-
Nedeniyle, sebebiyle
Örnek:
Bu yüzden Fuat Köprülü ile çatışmaya başlamışlardı gazetelerde. Y. Z. Ortaç
-
Yüzey, satıh.
-
(Mimarlık) Bir yapının dışa bakan düşeyyüzeylerinin tümü. Örn. önyüz, yanyüz, arkayüz gibi.
-
Bk. yan
-
Facial. hundred. obverse. cast of features. countenance. dial. face. front. frontispiece. hundred. kisser. mien. obverse. phiz. physiognomy. puss. snoot. visage. hecto-.
-
Face. front. hundred. puss. side. visage. mug. façade. obverse. surface. impudence. cheek. facial. obverse. reverse. yüz the right side.
-
Aspect. countenance. face. favour. lug. mug. mush. pan. surface.
-
Facade, front
-
façade
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|