Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > pelin otu nedir, pelin otu ne demek, pelin otuun anlamı (pelin otu nnd)

pelin otu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






pelin otu

  1. Pelin.
  2. Bk. acı ot

acı ot (nedir ne demek)

  1. Kuzey Anadolu dağlarının ormanlarında yetişen, toprak altında bilek kalınlığında kökü bulunan çok yıllık ve otsu bir bitki (Tamus communis).
  2. Ballıbabagiller (Labiatae) familyasından, 10-40 cm kadar boyda, sık ve gri beyaz tüylü, beyaz çiçekli, toprak üstü kısımları kaynatılarak iştah açıcı ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılan, çok yıllık, yarı çalımsı, yarı otsu bir bitki. Sancı otu, pelin otu.
  3. (en) Cat thyme, hulwort, mountain germander
  4. (fr) Polium, pouliot de montagne
  5. (la) Teucrium polium

pelin (nedir ne demek)

  1. Birleşikgillerden, yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı, kokulu bir madde bulunan, hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki, pelin otu, acı pelin, akpelin (Artemisia absinthium).
  2. Bileşikgillerden, yapraklarında acı, ıtırlı bir madde bulunan, hekimlikte ve içki yapımında kullanılan bir bitki.
  3. (en) Wormwood. absinthe. absinth. mugwort.
  4. (en) wormwood.

ot   US UK (nedir ne demek)

  1. Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilere verilen ortak ad
    Örnek: Etrafımızda uzun otlar, yalçın kayalar vardı. A. Gündüz
  2. Ağı, zehir.
  3. İlaç.
  4. Esrar.
  5. Otla yapılmış veya otla doldurulmuş.
  6. Toprak üstü gövdeleri genelde yeşil renkli olan ve ikincil kalınlaşmanın olmadığı bitkiler.
  7. Hlk. 1. İlaç. 2. Hayvan yemlerinin tümü.
  8. (en) Herbal. herby. herbaceous. grass. herb. weed. hay. hashish. joint. greenstuff. herbage. pasturage. pasture. vegetable.
  9. (en) Feed. grass. pasturage. pasture. pot. herb. weed. fodder. filled or made with straw.
  10. (en) Herb. weed. wild grass. medicine. poison. plant.
  11. (en) Occupational Therapy Use of a vocational or vocational tasks as a form of therapy.
  12. (en) Occupational therapy.
  13. (en) Occupational Therapist. occupational therapist.
  14. (en) Operational Testing. occupational therapy.
  15. (en) Operational Testing.
  16. (en) Occupational therapy, or therapist.
  17. (en) Occupational Therapist.
  18. (en) In the context of Guardian's Office operations and programmes, an abbreviation for 'Operating Target'.
  19. (en) Occupational Therapy Focuses on delays in fine motor areas Delayed pencil control.
  20. (en) Abbreviation for overtime.
  21. (en) Operating Thetan.
  22. (en) Open Transport Name for new Macintosh networking protocol that advertises greater connectivity and processor speeds for some Macintosh PCs.
  23. (en) Occupational therapy A person who specializes in OT is called an occupational therapist They help with babies who are having feeding difficulties. abbreviation for Operating Thetan See Operating Thetan.
  24. (en) Abbreviation of Off Topic Used in message board postings to denote content that is not specifically related to the theme of the message board For example, a posting about a video game in an action figure message board might have the title OT: new Allied Assault game released. output transformer.
  25. (en) herb
  26. (fr) herbe
  27. Old Testament.

acı (nedir ne demek)

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
    Örnek: Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
    Örnek: Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
    Örnek: İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
  5. Koyu (renk)
    Örnek: Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
    Örnek: Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
    Örnek: Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
  8. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
  9. (en) Hot. bitter. peppery. brackish. acrid. biting. painful. sad. sorrowful. lamentable. grievous. tragic. cutting. poignant. sardonic. scathing. shrill. splitting. harsh. severe. incisive. pungent. trenchant. vitriolic. pain. ache. hurt. sting. gnawing.
  10. (en) Acid. acrid. acrimonious. affliction. agitation. anguish. astringent. bitter. cutting. distress. gnawing. grief. grievous. heartache. heartbreak. hot. pain. pang. piercing. poignant. pungent. rank. sardonic. sorrow. sting. suffering. tart.
  11. (en) Pain. suffering. affliction. tribulation. grief. sorrow. ache. biting. bitter. distress. gip. hard. harsh. hurt. ill. piercing. sour. sting. trenchant. vitriolic. woe.
  12. (en) bitter

ac   US UK (nedir ne demek)

  1. Bk. fil dişi
  2. (en) [AC (ante Christum) ] n. radioactive metallic element (Chemistry)
  3. account.
  4. La [müz.], pek iyi

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük