Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > peşkeş çekmek nedir, peşkeş çekmek ne demek (peşkeş çekmek nnd)

peşkeş çekmek nedir, peşkeş çekmek ne demek?

peşkeş çekmek

  1. Başkasının malını birine bağışlamak; verilmemesi gereken bir şeyi uygunsuz bir erekle ya da yersiz olarak birine vermek.

peşkeş (nedir ne demek)

  1. Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey.

çekmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek
    Örnek: Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı. R. N. Güntekin
  2. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.
  3. Germek.
  4. İçine almak, emmek.
  5. Bir yerden başka bir yere taşımak.
  6. Bir amaçla ortadan kaldırmak.
  7. Solukla içine almak
    Örnek: Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı. B. R. Eyuboğlu
  8. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak
    Örnek: Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi. T. Buğra
  9. Bk. çevirmek
  10. Hlk. Kan almak.
  11. Uzaklaşmak, kaybolmak: “Tarzının, yönteminin piyasadan el ayak çekmek zorunda kalacağını açık seçik kavrıyorsunuz.” -S. İleri. “Bazı meddahlar da Karagöz oynatmış, şahbaz, hayalbaz veya hayalî isimleriyle yaşadıktan sonra temaşa hayatımızdan el etek çekmişlerdir.” -S. Ayverdi.
  12. (en) Turn the scale at, scale in, go to scale at, scale out.
  13. (en) Pull up.
  14. (en) Hoist, run up.
  15. (en) Whisk.
  16. (en) Stretch.
  17. (en) Arrest.
  18. (en) Conjugate.
  19. (en) Toss.
  20. (en) Up with.
  21. (en) Receive.
  22. (en) Claw.
  23. (en) Be cursed with smth.
  24. (en) Take one's medicine.
  25. (en) Stand the racket.
  26. (en) Pull.
  27. (en) Draw.
  28. (en) Magnetize.
  29. (en) Attract.
  30. (en) Suffer.
  31. (en) Go through.
  32. (en) Bear.
  33. (en) Shrink.
  34. (en) Pull over.
  35. (en) Pull away.
  36. (en) Tow away.
  37. (en) Take after.
  38. (en) Undergo.
  39. (en) Carry.
  40. (en) Engross.
  41. (en) Hold.
  42. (en) İnhale.
  43. (en) Abide.
  44. (en) Absorb.
  45. (en) Bear with.
  46. (en) Broo.
  47. (en) Abstract.
  48. (en) Appeal.
  49. (en) Beguile.
  50. (en) Brook.
  51. (en) Captivate.
  52. (en) Drag.
  53. (en) Endure.
  54. (en) Enthrall.
  55. (en) Experience.
  56. (en) Extract.
  57. (en) Haul.
  58. (en) İnflect.
  59. (en) Know.
  60. (en) Lure.
  61. (en) Unfurl.
  62. (en) Weigh.
  63. (en) Withdraw.
  64. (en) To pull.
  65. (en) To draw.
  66. (en) To drag.
  67. (en) To haul.
  68. (en) To tug.
  69. (en) To lug.
  70. (en) To tow.
  71. (en) To withdraw.
  72. (en) To hoist.
  73. (en) To extract.
  74. (en) To carry.
  75. (en) To support.
  76. (en) To pull out.
  77. (en) To suffer.
  78. (en) To undergo.
  79. (en) To bear.
  80. (en) To endure.
  81. (en) To abide.
  82. (en) To put up with.
  83. (en) To absorb.
  84. (en) To inhale.
  85. (en) To shrink.
  86. (en) To içmek.
  87. (en) To take.
  88. (en) To grind öğütmek.
  89. (en) To shoot.
  90. (en) To run up.
  91. (en) To catch.
  92. (en) To conjugate.
  93. (en) To decline.
  94. (en) To weigh.
  95. (en) To attract.
  96. (en) To magnetize.
  97. (en) To charm.
  98. (en) To captivate.
  99. (en) To appeal.
  100. (en) To beguile.
  101. (en) To distil.
  102. (en) To lay döşemek.
  103. (en) To give.
  104. (en) To give a meaning.
  105. (en) To interpret.
  106. (en) To last.
  107. (en) To drive.
  108. (en) To put on.
  109. (en) To wear.
  110. (en) To pull on.
  111. (en) To draw on giymek.
  112. (en) To apply.
  113. (en) To please.
  114. (en) To suck in.
  115. (en) To breath in.
  116. (en) To sniff.
  117. (en) To pay.
  118. (en) To endear.
  119. (en) To go through.
  120. (en) To cal.

çevirmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yönünü değiştirmek
    Örnek: Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi. Y. Z. Ortaç
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
    Örnek: Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu. Ö. Seyfettin
  3. Döndürerek hareket ettirmek
    Örnek: Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi. S. F. Abasıyanık
  4. Yönetmek, idare etmek
    Örnek: Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor. H. Taner
  5. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek.
  6. Geri göndermek.
  7. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
  8. Çevrilemek, tevil etmek.
  9. Çevirim eylemi.
  10. (en) Shoot, take, film, cinematograph.
  11. (en) Turn.
  12. (en) Spin.
  13. (en) Upturn.
  14. (en) Exchange.
  15. (en) Roll.
  16. (en) Twirl.
  17. (en) Change to.
  18. (en) Bend.
  19. (en) Besiege.
  20. (en) Channel.
  21. (en) Direct.
  22. (en) Revolve.
  23. (en) Sweep.
  24. (en) To turn.
  25. (en) To rotate.
  26. (en) Revert.
  27. (en) Assemble.
  28. (en) Bowl.
  29. (en) Pull.
  30. (en) Turn over.
  31. (en) Dial.
  32. (en) Turn into.
  33. (en) Switch to.
  34. (en) Translate into.
  35. (en) Translate.
  36. (en) İnterpret.
  37. (en) Encircle.
  38. (en) Surround.
  39. (en) Enclose.
  40. (en) İnclose.
  41. (en) Avert.
  42. (en) Commute.
  43. (en) Convert.
  44. (en) Decline.
  45. (en) Deflect.
  46. (en) Divert.
  47. (en) Hedge in.
  48. (en) Hedge round.
  49. (en) Manage.
  50. (en) Point.
  51. (en) Point on.
  52. (en) Train.
  53. (en) Twine.
  54. (en) Twist.
  55. (en) To manage.
  56. (en) To refuse.
  57. (en) To return.
  58. (en) To reject.
  59. (en) To turn inside out.
  60. (en) To interpret.
  61. (en) To translate.
  62. (en) To enclose.
  63. (en) To surround.
  64. (en) To encircle.
  65. (en) To alter.
  66. (en) To administer.
  67. (en) To handle.
  68. (en) To wheel.
  69. (en) To swing.
  70. (en) To crank.
  71. (en) To commutate.
  72. (al) Drehen, filmen, verfilmen, aufnehmen, filmaufnehmen
  73. (fr) Tourner, filmer, ciné-matographier, faire un film, prendre (un film)

başkasının (nedir ne demek)

  1. (en) [başkası] somebody else.

başkası (nedir ne demek)

  1. Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi
    Örnek: Bir başkasını gönderir, soruşturmayı daha da derinleştirirlerdi. E. Bener
  2. (en) Other.
  3. (en) Someone else.
  4. (en) Another.
  5. (en) Another one.
  6. (en) Alter.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011