Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > pastoral resim nedir, pastoral resim ne demek (pastoral resim nnd)

pastoral resim nedir, pastoral resim ne demek?

pastoral resim

  1. (en) Pastoral.

pastoral   US UK (nedir ne demek)

  1. Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan edebiyat türü, çobanlama.
  2. (en) İdyllic.
  3. (en) Of or pertaining to shepherds; hence, relating to rural life and scenes; as, a pastoral life.
  4. (en) Relating to the care of souls, or to the pastor of a church; as, pastoral duties; a pastoral letter.
  5. (en) Poem describing the life and manners of shepherds; a poem in which the speakers assume the character of shepherds; an idyl; a bucolic.
  6. (en) Cantata relating to rural life; a composition for instruments characterized by simplicity and sweetness; a lyrical composition the subject of which is taken from rural life.
  7. (en) Poem that depicts rural life in a peaceful, idealized way.
  8. (en) Poetry dealing with idealized, rural life.
  9. (en) Letter of a pastor to his charge; specifically, a letter addressed by a bishop to his diocese; also , a letter of the House of Bishops, to be read in each parish.
  10. (en) Literary work idealizing the rural life a letter from a pastor to the congregation of or relating to a pastor; 'pastoral work'; 'a pastoral letter'.
  11. (en) Musical composition that evokes rural life.
  12. (en) Letter from a pastor to the congregation.
  13. (en) Literary work idealizing the rural life.
  14. (en) Of or relating to a pastor; 'pastoral work'; 'a pastoral letter'.
  15. (en) Relating to shepherds or herdsmen or devoted to raising sheep or cattle; 'pastoral seminomadic people'; 'pastoral land'; 'a pastoral economy'.
  16. (en) Used of idealized country life; 'a country life of arcadian contentment'; 'a pleasant bucolic scene'; 'charming in its pastoral setting'; 'rustic tranquility'.
  17. (en) Suggestive of an idyll; charmingly simple and serene; 'his idyllic life in Tahiti'; 'the pastoral legends of America's Golden Age'.
  18. (en) Relating to a romantic or idealized image of rural life; in classical literature, to a world peopled by shepherds, nymphs, and satyrs.
  19. (en) Following Theocritus , verse about those shepherds and their beloveds who lived the simple vice-free life in Arcadia, a mountainous region in the Peloponnese of Greece Also termed bucolic, eclogues, and idylls.
  20. (en) Highly conventional mode of writing which celebrates the innocent life of shepherds and shepherdesses in poetry, plays and prose romances Pastoral literature describes the loves and sorrows of musical shepherds - usually in an idealised Golden Age of rustic innocence and idlesness English pastorals were written in several forms including the eclogues of Edmund Spenser's The Shepherd's Calendar and Shakespeare's As You Like It to lyrics such as Christopher Marlowe's The Passionate Sheepheard to his Love A significant form within the tradition is the pastoral elegy Pastoral poetry was eventually succeeded by more realistic poetry of country life written by John Clare, George Crabbe and William Wordsworth.
  21. (en) Type of poetry or painting, on a lower level of formality and subject matter than the heroic, which has to do with the life of shepherds and shepherdesses, particularly during the golden age of classical times.
  22. (en) Rural life, usually associated with people raising animals.
  23. (en) Poem that describes the simple life of country folk, usually shepherds who live a timeless, painless life in a world that is full of beauty, music, and love Close Window.
  24. Pastoral eser, pastoral şiir, pastoral resim
  25. Çobanlara ve kırlara ait: papazlığa ait
  26. Köy veya çobanların hayatını tasvir eden şiir veya resim, pastoral şiir ve resim.

resim (nedir ne demek)

  1. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri
    Örnek: Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı. T. Buğra
  2. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat
  3. Fotoğraf
  4. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç
  5. Tören.
  6. Bir canlıresim için çizilenresimlerin her biri. TV
  7. Almaç görüntülüğünde, görüntülüğün üst satırdan alt satıra değin taranması sonunda oluşan görüntü
  8. İzleyicinin almaç görüntülüğünde gördüğü, izlediği görüntünün en ufak birimi.
  9. Bk. görüntü
  10. Film üzerinde çerçeve içinde yer alan fotoğraflardan her biri
  11. Öğrencilere gözlem, izlenim ve imgelemleri ile duygu ve tasarımlarınıresimle anlatabilme bilgi, beceri ve yetisini kazandırmak; sanat yapıtlarını değerlendirmek için gerekli ölçüleri kavramaları konusunda onlara yardımcı olmak; boş zamanlarını yararlı biçimde geçirmelerini sağlayacak güzel bir uğraşı alanını sevdirmek amacıyla türlü okul programlarında yer alan ders.
  12. (en) Picture, frame, image, photographie image, film image, single frame,.
  13. (en) Cartoon, drawing, 3-.
  14. (en) Television picture (image).
  15. (en) Picture.
  16. (en) Pictorial.
  17. (en) Figure.
  18. (en) Drawing.
  19. (en) Painting.
  20. (en) Photo.
  21. (en) İmage.
  22. (en) İllustration.
  23. (en) Tableau.
  24. (en) Tablature.
  25. (en) Dues.
  26. (en) Effigy.
  27. (en) Likeness.
  28. (en) Pattern.
  29. (en) Valentine.
  30. (en) Photograph.
  31. (en) Design.
  32. (en) Photo fotoğraf.
  33. (en) Toll.
  34. (en) Duty.
  35. (en) Fresco.
  36. (en) Mosaic.
  37. (en) Print.
  38. (en) Art of drawing or painting pictures.
  39. (en) İmpost.
  40. (en) Ceremony.
  41. (en) Plan.
  42. (en) Chart.
  43. (en) Drafting.
  44. (en) Plotting.
  45. (en) Draught.
  46. (en) Graphic.
  47. (en) Plate.
  48. (en) Aspect.
  49. (en) Device.
  50. (en) Levy.
  51. (en) Rate.
  52. (en) Charge.
  53. (en) Excise.
  54. (al) Bild, Filmbild, Einzelbild, Vollbild, Aufnahme,
  55. (al) Zeichnung, "Cartoon", 3-
  56. (al) Fernsehbild
  57. (fr) Photogramms, vue, cadre, image,
  58. (fr) Dessin, "cartoon",
  59. (fr) İmage de télévision

görüntü (nedir ne demek)

  1. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.
  2. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal.
  3. Manzara.
  4. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.
  5. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
  6. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.
  7. Bir nesnenin çeşitli noktalarından çıkan ışık ışınlarının, bir ışıksal dizgeden geçtikten sonra oluşturdukları biçim.
  8. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş.
  9. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. Sinem
  10. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıylagörüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş;görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. TV
  11. Almaçgörüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü.
  12. Bir nesnenin sureti veya tekrar meydana gelmesi.
  13. Işınların etkisi veya mercek vasıtasıyla meydana gelen görüntü.
  14. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim.
  15. (en) İmage, 2-.
  16. (en) İmage.
  17. (en) Display.
  18. (en) Look.
  19. (en) Spectre.
  20. (en) Specter.
  21. (en) Blip.
  22. (en) Video.
  23. (en) Picture.
  24. (en) Sight.
  25. (en) View.
  26. (en) Outlook.
  27. (en) Semblance.
  28. (en) Spectacle.
  29. (en) Phantom.
  30. (en) Frame.
  31. (en) Vision.
  32. (en) Spector.
  33. (en) Apparition.
  34. (en) Mirror image.
  35. (en) Presence.
  36. (en) Tableau.
  37. (al) Bild
  38. (al) Bild, Schirmbild
  39. (fr) İmage

kır (nedir ne demek)

  1. Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk
    Örnek: Gözlerinden, kırları artan sakalına bir iki damla yaş düştü. F. R. Atay
  2. Bu renkte olan.
  3. Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer
  4. (en) Gray.
  5. (en) Grey.
  6. (en) Country.
  7. (en) Heath.
  8. (en) Countryside.
  9. (en) Free skating , voluntary exercise.
  10. (en) Greyish.
  11. (en) Grayish.
  12. (en) Frosty.
  13. (en) Grizzled.
  14. (en) Grizzly.
  15. (en) Field.
  16. (en) Wilderness.
  17. (en) Grayness.
  18. (en) Bent.
  19. (en) Fell.
  20. (en) Grizzle.
  21. (en) Moor.
  22. (en) Moorland.
  23. (en) Prairie.
  24. (en) Hoary.
  25. (en) Hoar.

özellikle (nedir ne demek)

  1. Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hususuyla, bahusus, mahsus
    Örnek: Eşiğinde bulunduğu delilik üzerine konuşmaktan özellikle zevk alırmış. H. Taner
  2. (en) Especially.
  3. (en) Specially.
  4. (en) İn particular.
  5. (en) Particularly.
  6. (en) Exclusively.
  7. (en) Notably.
  8. (en) Peculiarly.
  9. (en) Bosom.
  10. (en) Accepted pairing.
  11. (en) Above all.
  12. (en) İn especial.
  13. (en) Expressly.
  14. (en) Notedly.
  15. (en) Principally.
  16. (en) Chiefly.
  17. (en) Consumerization.
  18. (en) Fat cat.
  19. (en) İntransigent.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010