Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > park yeri nedir, park yeri ne demek (park yeri nnd)

park yeri nedir, park yeri ne demek?

park yeri

  1. Taşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer.
  2. Bk. durguluk
  3. (en) Parking area.
  4. (en) Turnout.
  5. (en) Parking lot / site / space.

durguluk (nedir ne demek)

  1. Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan.
  2. (en) Parking lot, parking place.
  3. (al) Parkplatz
  4. (fr) Parc de stationnement

park   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli büyük bahçe, millet bahçesi
    Örnek: Park ismi de güzel ya, millet bahçesi uzunca ama daha güzel. S. F. Abasıyanık
  2. Otopark.
  3. Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi.
  4. Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer.
  5. Bk. gezilik
  6. (en) Piece of ground inclosed, and stored with beasts of the chase, which a man may have by prescription, or the king's grant.
  7. (en) Tract of ground kept in its natural state, about or adjacent to a residence, as for the preservation of game, for walking, riding, or the like.
  8. (en) Piece of ground, in or near a city or town, inclosed and kept for ornament and recreation; as, Hyde Park in London; Central Park in New York.
  9. (en) Partially inclosed basin in which oysters are grown.
  10. (en) To inclose in a park, or as in a park.
  11. (en) To bring together in a park, or compact body; as, to park the artillery, the wagons, etc.
  12. (en) Any place where vehicles are assembled according to a definite arrangement; also, the vehicles.
  13. (en) To bring together in a park, or compact body; as, to park artillery, wagons, automobiles, etc.
  14. (en) In oyster culture, to inclose in a park.
  15. (en) To move the hardisk read/write heads to a safe area of the disk before you turn your system off, to guard against damage when the computer is moved Most modern hard disks park their heads automatically, and so you do not need to run a special program to park the heads.
  16. (en) The park position of the running mode selector is used in the same was as on any other automatic car Since all other modes are set electronically, the mode selector could be a row of push buttons if not for park In this mode, a mechanical linkage locks the transmission to prevent the car from moving If you're used to a manual transmission and parking brake, watch for the car rolling a small distance before this mechanism engages.
  17. (en) An enclosed piece of land used for public recreation.
  18. (en) Highly productive irrigated grasslands such as golf courses and turf farms.
  19. (en) Abbreviation for Photoastigmatic Refractive Keratectomy.
  20. (en) Park , Pk , Park.
  21. (en) Common.
  22. (en) Park.
  23. (en) To promenade or drive in a park; also, of horses, to display style or gait on a park drive.
  24. (en) Gear position that acts as a parking brake; 'the put the car in park and got out' a large area of land preserved in its natural state as public property; 'there are laws that protect the wildlife in this park' a piece of open land for recreational use in an urban area; 'they went for a walk in the park' Scottish explorer in Africa place temporarily; 'park the car in the yard'; 'park the children with the in-laws'; 'park your bag in this locker' maneuver a vehicle into a parking space; 'Park the car in front of the library'; 'Can you park right here?'.
  25. (en) Parking lot.
  26. (en) Car park.
  27. (en) Large area of land preserved in its natural state as public property; 'there are laws that protect the wildlife in this park'.
  28. (en) Piece of open land for recreational use in an urban area; 'they went for a walk in the park'.
  29. (en) Facility in which ball games are played ; 'take me out to the ballpark'.
  30. (en) Scottish explorer in Africa.
  31. (en) Lot where cars are parked.
  32. (en) Gear position that acts as a parking brake; 'the put the car in park and got out'.
  33. (en) Place temporarily; 'park the car in the yard'; 'park the children with the in-laws'; 'park your bag in this locker'.
  34. (en) Maneuver a vehicle into a parking space; 'Park the car in front of the library'; 'Can you park right here?'.
  35. (en) /n Before children, a verb meaning, 'to go somewhere and neck ' After children, a noun meaning a place with a swing set and slide.
  36. (en) Paper parking is a printer function that allows continuous paper to be 'backed out' of the printer, but kept in the pusher tractors Then single sheets can be fed into the printer When continuous form paper is needed again, an 'un-park' operation loads the paper and positions it ready for use.
  37. (en) An area of public land largely used for recreation or education.
  38. (en) Park places an incoming call in a special hold state, retrievable from any other extension using the Answer Back feature Requires a system code to park the call.
  39. (en) In a generally Steep walled Canyon, a wide, level place adjacent to theriver with grass and trees, often found at the mouths of tributaries.
  40. Park, umumi bahçe
  41. Ask
  42. Parketmek, koymak

yeri (nedir ne demek)

  1. (en) Suff. orium.

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Premises.
  14. (en) Footing.
  15. (en) Whereabouts.
  16. (en) Glebe.
  17. (en) Ground.
  18. (en) Locale.
  19. (en) Locality.
  20. (en) Location.
  21. (en) Locus.
  22. (en) Mother earth.
  23. (en) Place.
  24. (en) Position.
  25. (en) Post.
  26. (en) Quarter.
  27. (en) Room.
  28. (en) Seat.
  29. (en) Site.
  30. (en) Situation.
  31. (en) Situs.
  32. (en) Slot.
  33. (en) Space.
  34. (en) Spot.
  35. (en) Stand.
  36. (en) Standing.
  37. (en) Station.
  38. (en) Stead.
  39. (en) Terrain.
  40. (en) Ubiety.
  41. (en) Landmark.
  42. (en) Point.
  43. (en) Floor space.
  44. (en) Land.
  45. (en) Lieu.
  46. (en) Spot of land.
  47. (en) World.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

trafik (nedir ne demek)

  1. Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt araçları tarafından kullanılması, seyrüsefer.
  2. Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü
  3. Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi.
  4. (en) Traffic.

bakımından (nedir ne demek)

  1. Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından
    Örnek: ... bedenî ve ruhsal yetersizliği olanlar, çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar. Anayasa
  2. -e göre.
  3. (en) On account of.
  4. (en) With regard to.
  5. (en) İn point of.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013