Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > parıldamak nedir ne demek, parıldamanın anlamı

parıldamak nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

parıldamak

  1. Işık saçmak, parlamak
    Örnek: Suların kenarında Sarayburnu içli, hisli ve sırlı bir nur içinde parıldar. A. Ş. Hisar
  2. Gelişmek, yükselmek
    Örnek: İnsan sanatında ilerledikçe parıldar. S. F. Abasıyanık
  3. parıldamak ne demek (en) To gleam. to flash. to glitter. to twinkle. coruscate. glint. glisten. scintillate. (sadece ingilizce sonuçlar)

ışık (nedir)

  1. Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
  2. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
    Örnek: Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu. P. Safa
  3. Elektrik.
  4. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
  5. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
    Örnek: Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. H. E. Adıvar
  6. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
    Örnek: Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. N. Cumalı
  7. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
  8. Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
  9. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
  10. 1. Aydınlık, ziya. 2. Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı. 3. mec. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
  11. ışık ne demek (en) Lights!
  12. ışık ne demek (en) Light
  13. ışık ne demek (en) Light. gleam. lamp. luminary. photo-.
  14. ışık ne demek (en) Light. gleam. lamp. luminary. photo-. beam.
  15. ışık ne demek (en) Light. light (luminous energy. any source of light. bathe. doppler effect.
  16. ışık ne demek (al) Licht
  17. ışık ne demek (fr) Lumière!
  18. ışık ne demek (fr) Lumière

saçmak (nedir)

  1. Bir şeyi ortalığa dağıtmak, dökmek
    Örnek: Oraya birikmiş sulara basarak çamurları etrafa saçtı. M. Ş. Esendal
  2. Işık ve ısı yaymak
    Örnek: Büyümüş gözler örste dövülen kızgın demir gibi kıvılcımlar saçtı. R. N. Güntekin
  3. Belli bir görüşü, düşünceyi yaymak.
  4. saçmak ne demek (en) Cast. disseminate. distribute. scatter. shed. sprinkle. strew. to scatter. to sow. broadcast. to strew. to sprinkle. to radiate.
  5. saçmak ne demek (en) To scatter. to screw. to spread. to disseminate. to disperse. to diffuse. to spill. to send forth. to radiate. to emit. to cast. to dissipate. to effuse. to sprinkle. to sow. bestrew. distribute. shed. take. vomit.


BİS
Başında, içinde, sonunda "parıldamak" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 3.0.009
Bunları kaçırmayın!