parıldama ne demek?

  1. Parıldamak işi.
  2. Yağlama yağlarının floresansı.
  3. İyonlaştırıcı parçacığın neden olduğu çok kısa süreli (birkaç mikrosaniye ya da daha az) ışıldama.
  4. (en)Glittering.
  5. (en)Sparkling.
  6. (en)Twinkling.
  7. (en)Blaze.
  8. (en)Scintillation.
  9. (en)Luminance.
  10. (en)Luminescence.
  11. (en)Bloom.
  12. (fr)Scintillation
  13. (fr)Loupe

parıldamak

  1. Işık saçmak, parlamak
  2. Gelişmek, yükselmek
  3. (en)To gleam.
  4. (en)To flash.
  5. (en)To glitter.
  6. (en)To twinkle.
  7. (en)Coruscate.
  8. (en)Glint.
  9. (en)Glisten.
  10. (en)Scintillate.

parıldamak

  1. Işık saçmak, parlamak
  2. Gelişmek, yükselmek
  3. (en)To gleam.
  4. (en)To flash.
  5. (en)To glitter.
  6. (en)To twinkle.
  7. (en)Coruscate.
  8. (en)Glint.
  9. (en)Glisten.
  10. (en)Scintillate.

parıldamamak

  1. (en)(neg. form of parıldamak) shine, sparkle, glitter, gleam, twinkle, glance, glimmer, scintillate, shimmer.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

parıldamakparıldamamakparıldatmaparıldatmakparıldayanparıl parıl
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın