Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > paha biçmek nedir, paha biçmek ne demek, paha biçmekin anlamı, ingilizcesi (paha biçmek nnd)

paha biçmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






paha biçmek

  1. Değerini tahmin etmek ya da saptamak.
  2. (en) Estimate the price, evaluate, price, value

paha (nedir ne demek)

  1. Değer, fiyat, eder.
  2. (en) Price. value. expense.

biçmek (nedir ne demek)

  1. Belli bir biçim vererek kesmek.
  2. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek.
  3. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
  4. Yaylım ateşiyle öldürmek.
  5. Değer, paha, fiyat belirlemek.
  6. Karşı takım oyuncusunu tekme ile yere yıkmak, ayaklarını yerden keserek onu düşürmek.
  7. (en) Harvest. mow. saw. to cut. to saw. to cut out. to reap. to mow. to harvest. to estimate.
  8. (en) To cut. to cup up. to reap. to mow. to estimate. harvest. saw. shear.

tahmin (nedir ne demek)

  1. Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama
    Örnek: Ancak yirmi beş yaşlarında tahmin olunabilirdi. Ö. Seyfettin
  2. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak gelecek bir şeyi, olayı kestirme.
  3. Önceden kestirilen, düşünülen şey.
  4. Bk. beklenti
  5. Bk. kestiri
  6. Bk. öndeyi
  7. Gelecek bir zamanın herhangi bir noktasındaki istatistiksel tesadüfi değişkenlerin büyüklüğünü tahmin etme işlemi.
  8. Bk. kestirim
  9. (en) Estimate. conjecture. guess. estimation. approximation. calculation. divination. forecast. judgement. outlook. prediction. presumption. presupposition. prognostication. prophecy. shot. speculation. supposition. surmise.
  10. (en) Conjecture. estimate. forecast. guess. guesswork. prediction. presumption. prognosis. speculation. supposition.
  11. (en) Appraisement. forecast. conjecture. estimation. guess. prediction. reckoning. judging. forecasting. appraisal. approximation. boss-shot. calculation. guesswork. idea. opinion. presumption. prevision. prophecy. rating. supposition. surmise.
  12. (en) prediction

etmek(nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
  10. (en) Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
  11. (en) To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
  12. (en) step
  13. (en) say
  14. (en) total
  15. (en) aggregate

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük