|
page boundary
-
İç oğlanı
-
Resmi kıyafetli el ulağı, otel garsonu
-
uşak
-
Hoparlör ile çağırmak.
-
sayfa
-
matb
-
Çağrı cihazını aramak, otelde birini komiyle çağırttırmak, sayfa numarası vermek
-
Hudut, sınır.
-
Sınır, hudut, limit, had
-
Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri, sahife.
-
Gazete, dergi vb. yayınlarda özel bir alan için ayrılmış bölüm.
-
Konu.
-
Paginal. page. leaf.
-
Leaf. page.
-
Page. foil.
-
page
sinir(nedir ne demek)
-
Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet
Örnek:
Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu. R. N. Güntekin
-
Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik.
-
Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği
-
Hoşa gitmeyen, can sıkan.
-
Kas kirişi ve zarı.
-
Birçoksinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı.
-
Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet.
-
Arse. bugger. nerve. sinew. string. fibre. anger. irritation. emotional balance. equanimity. crabby. irritating. irksome. annoying. fiber. rib. vein. nervous. habit.
-
nerve
-
nevre
-
nerf
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|