Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > pıtır pıtır nedir, pıtır pıtır ne demek (pıtır pıtır nnd)

pıtır pıtır nedir, pıtır pıtır ne demek?

pıtır pıtır

  1. Hafif ses çıkararak sık ve düzgün adımlarla.
  2. Sık ve düzgün bir biçimde hafifçe ses çıkararak
    Örnek: Sol gözünden pıtır pıtır iki damla yaş dökülüverdi. T. Buğra
  3. (en) Pit a pat.

hafif (nedir ne demek)

  1. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı.
  2. Güç veya yorucu olmayan, kolay.
  3. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa.
  4. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek)
    Örnek: Onlar da akşam yemeğini pek hafif yerlerdi. S. F. Abasıyanık
  5. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan
    Örnek: Dışarıda yanan lambanın aydınlığıyla burası hafif bir karanlık içindeydi. M. Ş. Esendal
  6. Etkisi az olan, sert karşıtı.
  7. Önemli olmayan.
  8. Çabuk uyanılan (uyku).
  9. (en) Bland.
  10. (en) Casual.
  11. (en) Feathery.
  12. (en) Gentle.
  13. (en) Thin.
  14. (en) Light yeğni.
  15. (en) Easy.
  16. (en) Light (in weight.
  17. (en) Slightly.
  18. (en) Crepe.
  19. (en) Demi saison.
  20. (en) Airy.
  21. (en) Wishy-Washy.
  22. (en) Unsound.
  23. (en) Blancmange.
  24. (en) Light.
  25. (en) Lightweight.
  26. (en) Slight.
  27. (en) Lightly.
  28. (en) Weak.
  29. (en) Cushy.
  30. (en) Distant.
  31. (en) Dulcet.
  32. (en) Feeble.
  33. (en) Feint.
  34. (en) Frail.
  35. (en) Frivolous.
  36. (en) Lenient.
  37. (en) Loose.
  38. (en) Mild.
  39. (en) Piano.
  40. (en) Small.
  41. (en) Soft.
  42. (en) Subdued.
  43. (en) Tenuous.
  44. (en) Unsubstantial.
  45. (en) Digestible.
  46. (en) Easy of digestion.
  47. (en) Easy kolay.
  48. (en) Dilute.
  49. (en) Dull.
  50. (en) Unimportant.
  51. (en) İnsignificant.
  52. (en) Flighty hoppa.
  53. (en) Light in weight.
  54. (en) Flight.
  55. (en) Amoral.
  56. (en) Dinky.
  57. (en) Rare.
  58. (en) Serous.
  59. (en) Washy.
  60. (en) Weightless.

ses (nedir ne demek)

  1. Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  2. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda yaptığı titreşim
    Örnek: Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum. R. H. Karay
  3. Duygu ve düşünce
    Örnek: Gençliğin sesini duyuran başka bir dergide ... Y. Z. Ortaç
  4. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.
  5. Aralarında uyum bulunan titreşimler.
  6. (Derleme.. fonem,ses unsuru,seslik, ün) Kulağın duyabildiği titreşim.
  7. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi.
  8. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu.
  9. (en) Note.
  10. (en) Blur.
  11. (en) Murmur.
  12. (en) Audiovisual aids.
  13. (en) Means the Senior Executive Service.
  14. (en) Abbr Service Evaluation System.
  15. (en) Severely Errored Second.
  16. (en) Senior Executive Service.
  17. (en) Spongiform encephalopathy.
  18. (en) Severely Errored Seconds: A unit used to specify the error performance of T carrier systems This indicates a second containing ten or more errors, usually expressed as SES per hour, day, or week This method gives a better indication of the distribution of bit errors than a simple Bit Error Rate Refer also to EFS See also Source End Station.
  19. (en) Student Employment Services.
  20. (en) Sports Education Service of the Australian Sports Commission.
  21. (en) Scsi Enclosure Services are an ANSI X3 T10 standard for temperature and power monitoring of disk enclosures for enhanced data protection.
  22. (en) Shelf Edge Study Part of LOIS project.
  23. (en) Secondary Emissions Standard.
  24. (en) Severely errored seconds Seconds during which the bit error ratio is greater than a specified limit and transmission performance is significantly degraded A performance monitoring parameter is measured on a per-channel basis.
  25. (en) Sound, phonem.
  26. (en) Sound.
  27. (en) Speech.
  28. (en) Sonic.
  29. (en) Phonic.
  30. (en) Audio.
  31. (en) Vocal.
  32. (en) Acoustic.
  33. (en) Voice.
  34. (en) Noise.
  35. (en) Tone.
  36. (en) Call.
  37. (en) Shout.
  38. (en) Clatter.
  39. (en) Sonance.
  40. (en) Phono-.
  41. (en) Sono-.
  42. (en) Second that has an equivalent error ratio greater than 1-in-1,000 In SF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, six or more framing bit errors, or 1,544 or more BPVs In ESF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, 320 or more CRC-6 errors, or 1,544 or more BPVs On unframed circuits, a circuit with one or more LOSs, or 1,544 or more BPVs.
  43. (al) Ton, Klang, Laut, Schall
  44. (al) Schall
  45. (fr) Son
  46. (fr) Phoneme, son

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008