Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > pürüzlü şey nedir, pürüzlü şey ne demek (pürüzlü şey nnd)

pürüzlü şey nedir, pürüzlü şey ne demek?

pürüzlü şey

  1. (en) Rough

pürüzlü (nedir ne demek)

  1. Pürüzü olan.
  2. Boğuk ve bozuk (ses)
    Örnek: Sesi hâlâ pürüzlü idi. H. Taner
  3. Karışık, güç (durum, iş)
    Örnek: Mesele pürüzlüdür, bir skandal hâlini almasından korkulur. R. H. Karay
  4. (en) Scabr.
  5. (en) Asperity.
  6. (en) Gnarled.
  7. (en) Rough.
  8. (en) Rugged.
  9. (en) Shaggy.
  10. (en) Uneven.
  11. (en) Beset with difficulties.
  12. (en) Difficult.
  13. (en) Knotty.
  14. (en) Marked with snags.
  15. (en) Teased.
  16. (en) Faulty.
  17. (en) Barbed.
  18. (en) Ragged.

şey (nedir ne demek)

  1. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, genellikle belirsiz anlamda söylenen bir söz. Kararsızlık ifade biçimi.
    Örnek: Bana sen pek çok şey kazandırdın. R. H. Karay
  2. Nesne, madde
    Örnek: Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. A. Ş. Hisar
  3. Kararsızlık durumunda muhtelif sorulara cevap için tercih edilen bir ifade biçimi.
  4. (Günlük dilde) Herhangi bir düşünce konusunu göstermeğe yarayan belirsiz terim. (Felsefede) 1- Düşünen bilincin konusu olabilen, gerçekte var olmayıp da yalnızca düşünülmüş olan herşey. Bu anlamda: düşünce nesnesi = ens rationis. 2- Kişiye karşıt olarak: Bilinçten yoksun varlık. 3- Gerçek olan, bilincin dışında, kendi başına var olan tek nesne (ens reale). Böyle bir var olan, tek nesne olarak niteliklerin taşıyıcısı töz diye de anlaşılır. 4- Duyularla kavranabilen cisimsel nesne.
  5. Bk. nesne
  6. (en) Thing.
  7. (en) Stuff.
  8. (en) Object.
  9. (en) Matter.
  10. (en) Article.
  11. (en) Affair.
  12. (en) Chose.
  13. (en) Concern.
  14. (en) Doing.
  15. (en) Doings.
  16. (en) Doodad.
  17. (en) Doohickey.
  18. (en) Lark.
  19. (en) Thingumabob.
  20. (en) Thingumajig.
  21. (en) Thingummy.
  22. (en) Whosit.
  23. (en) Business.
  24. (en) Thingamajig.
  25. (en) What-d'you-call-him/-her/-it.
  26. (en) What's-his/-her/-its-name.
  27. (en) Well.
  28. (en) What-do-you-call-it.
  29. (en) Jinx.
  30. (en) Jolly.
  31. (fr) Chose
  32. (la) Res; skolastikte: ens

nesne (nedir ne demek)

  1. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi, maddesi olan her türlü cansız varlık, şey, obje
    Örnek: Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil. S. M. Alus
  2. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
  3. Öznenin dışında kalan her konu, obje
    Örnek: Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş. S. Birsel
  4. (Derleme., belirtilinesne, -i'li tümleç, -i'linesne) Geçişli eylemi tümleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali bir kitap almış; Öğrenci para bulmuş, sahibine vermiş; Öğretmen ders anlatıyor; Meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb.
  5. İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık.
  6. (Lat. objectum = karşıda bulunan, karşıya konan) : 1- (Genellikle) Karşımızda bulunan şey. 2- Öznenin bağlılaşık kavramı olarak, özne ediminin, bilincin kendisine yöneldiği şey: a. Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanannesne, kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey; bilinçte, düşünmenesnesi (konu) olarak düşünme olayının karşısında bulunan şey; düşüncel (ideal)nesne. b. Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek (real)nesne; gerçeklik olarak, dışdünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey.
  7. Şey, herhangi bir şey.
  8. (en) Object.
  9. (en) Objective.
  10. (en) Article.
  11. (en) Body.
  12. (en) Charm.
  13. (en) Chose.
  14. (en) Determined direct object.
  15. (en) Objective case.
  16. (en) Stuff.
  17. (en) Thing.
  18. (en) Thingamajig.
  19. (en) Anything şey.
  20. (en) Obje.
  21. (en) Object obje.
  22. (en) Direct object.
  23. (en) Anything.
  24. (al) Gegenstand
  25. (fr) Objet
  26. (fr) Complément direct déterminé, object
  27. (la) Objectum

rough   US UK (nedir ne demek)

  1. Kabaca
  2. Pürüzlendirmek, pütür pütür yapmak, itip kakmak, kötü davranmak, terbiye etmek (at), nal kayarı takmak, sert çıkmak
  3. Pürüzlendirmek
  4. (spor) itip kakmak
  5. Pürüzlü, düzgün olmayan
  6. Tüylü
  7. Taşlık
  8. İnişli yokuşlu
  9. Kaba, zahmetli, sert
  10. Fırtınalı
  11. Hoyrat
  12. Kabataslak
  13. Yaklaşık
  14. Kaba ve terbiyesiz adam
  15. Pürüzlü şey
  16. (golf) düz olmayan saha

pürüz (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur.
  2. Engel, güçlük.
  3. (en) Shagginess.
  4. (en) Burr.
  5. (en) Protrusion.
  6. (en) Unevenness.
  7. (en) Difficulty.
  8. (en) Problem.
  9. (en) Roughness.
  10. (en) Hitch.
  11. (en) Asperity.
  12. (en) Tack.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015