Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > oyma baskı nedir, oyma baskı ne demek (oyma baskı nnd)

oyma baskı nedir, oyma baskı ne demek?

oyma baskı

  1. Çinko, bakır, tahta vb. levhalara kazıma ile yapılan resimleri kâğıda basma tekniği.
  2. (en) Etching.

oyma (nedir ne demek)

  1. Bir nesnenin yüzeyini özel araçlarla oyarak veya delerek türlü biçimler verme.
  2. Ağaç yongası
    Örnek: Gürgen dibine vardım / Oyma alırım oyma. Halk türküsü
  3. Oyularak yapılan süsleme
    Örnek: Boyalı ve kabarık oymaları birer çiçek demetini hatırlatan bir yalı vardı. A. Ş. Hisar
  4. Oyularak yapılmış
    Örnek: Abanoz oyma bastonuna dayanarak gelip salonda kendi koltuğuna oturuyor. M. Ş. Esendal
  5. Oymak işi.
  6. Bkz. kazma.
  7. Özel araçlarla yapılan ağaç süsleme sanatı.
  8. Bk. oyma
  9. (en) Graven.
  10. (en) Carving.
  11. (en) Engraving.
  12. (en) Sculpture.
  13. (en) Glyph.
  14. (en) İntaglio.
  15. (en) Cutting.
  16. (en) Chiselling.
  17. (en) Carving or engraving a design upon sth.
  18. (en) Hollowing sth out.
  19. (en) Carved design.
  20. (en) The engraved design on a plate.
  21. (en) Sth which has been cut / chiseled / carved / engraved / hollowed out upon.
  22. (en) Cavitation.
  23. (en) Gouge carving.
  24. (en) Fret work.
  25. (en) Fret.
  26. (en) Chase.
  27. (al) Schnitzerarbeit

kazma (nedir ne demek)

  1. Kazmak işi.
  2. Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç
    Örnek: Bu yolun o tarihte bitmesi için ne kadar paraya, ameleye, kazma ve küreğe ihtiyacınız vardır? F. R. Atay
  3. Kazılarak yapılmış.
  4. Kaba, görgüsüz (kimse).
  5. Dışgöçlerin, özellikle akarsu ve buzulların, geçtikleri yerleri aşındırma ve sürükleme yoluyla oyup derinleştirmesi.
  6. (en) Pickaxe.
  7. (en) Pickax.
  8. (en) Jerk.
  9. (en) Spud.
  10. (en) Excavated.
  11. (en) Deepening.
  12. (en) Pick.
  13. (en) Mattock.
  14. (en) Digger.
  15. (en) Digging.
  16. (en) Excavation.
  17. (en) Pike.
  18. (en) Fool.
  19. (en) İdiot.
  20. (en) Pickaxe pickax.
  21. (fr) Creusement

baskı (nedir ne demek)

  1. Bir eserin basılış biçimi veya durumu
    Örnek: Baskı yanlışlıkları yüzünden kapatılan gazeteler vardı. A. Ş. Hisar
  2. Bası sayısı.
  3. Bir eserin tekrarlanarak yapılan baskı işlemlerinden her biri.
  4. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı.
  5. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm
    Örnek: Politik baskıların yanı sıra daha başka yasaklara da bağlıydık. N. Cumalı
  6. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres.
  7. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu.
  8. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres.
  9. (…)
  10. Tutma görevi alınan karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacı ile uygulanan yakın savunma türü.
  11. (en) Majorant.
  12. (en) Stress.
  13. (en) Typographic.
  14. (en) Edition.
  15. (en) Print.
  16. (en) Printing.
  17. (en) Press.
  18. (en) The press.
  19. (en) Oppression.
  20. (en) Pressure.
  21. (en) Restraint.
  22. (en) Discipline.
  23. (en) Arm-Twisting.
  24. (en) Coaction.
  25. (en) Coercion.
  26. (en) Compulsion.
  27. (en) Constraint.
  28. (en) Crackdown.
  29. (en) Crush.
  30. (en) Duress.
  31. (en) Force.
  32. (en) Heat.
  33. (en) İmpression.
  34. (en) Leverage.
  35. (en) Repression.
  36. (en) Screw.
  37. (en) Squeeze.
  38. (en) İssue.
  39. (en) Transfer.
  40. (en) İmprint.
  41. (en) Number of copies printed.
  42. (en) Bailing press.
  43. (en) Stamp.
  44. (en) Compression.
  45. (en) Brake.
  46. (en) Squeezing.
  47. (en) Squeezer.
  48. (en) Set hammer.
  49. (en) Mintage.
  50. (en) Punch.
  51. (en) Swage block.
  52. (en) Actual coercion.
  53. (en) İmplied coercion.
  54. (al) Majorante
  55. (fr) Majorante

bask   US UK (nedir ne demek)

  1. (en) To lie in warmth; to be exposed to genial heat.
  2. (en) To warm by continued exposure to heat; to warm with genial heat.
  3. (en) Be exposed; 'The seals were basking in the sun'.
  4. (en) Derive or receive pleasure from; get enjoyment from; take pleasure in; 'She relished her fame and basked in her glory'.
  5. Güneşlenmek, tatlı bir slcaklığın karşısında uzanmak
  6. Zevk verici bir durumun tadınl çıkarmak
  7. Bir şeyi güneşe veya ateşe tutmak.
  8. Güneşlenmek; tadını çıkarmak

çinko (nedir ne demek)

  1. Atom numarası 30, atom ağırlığı 65,37, mavimsi beyaz renkte olan sert bir element, tutya (simgesi Zn).
  2. Bu elementten yapılmış
    Örnek: Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur. O. V. Kanık
  3. Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını doldurma.
  4. Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını ilk olarak doldurduğunda kazandığını bildiren ve açıkça söylenen söz.
  5. Simgesi Zn, atom numarası 30, atom kütlesi 65,37 g, değerlişiği +2, yoğunluğu 7,14 g/mL, e.n. 419
  6. Vücutta karbonik anhidraz ve alkalin fosfataz gibi enzimlerin tamamlayıcı niteliğinde, proteinlerin biyosentezi, kemik, diş ve cinsiyet hormonlarının yapısına giren, birçok vücut işlevinin sürdürülebilmesi ve bağışıklık sistemi için gerekli olan, genellikle üreme, verim düşüklüğü, çeşitli deri hastalıklarının tedavisi ve önlenmesi amaçlarıyla da kullanılan bir element.
  7. (en) Zinc sheet.
  8. (en) Zinc.
  9. (en) Platinoid.
  10. (en) Tutty.
  11. (en) Tutenag.
  12. (en) Spelter.

bakır (nedir ne demek)

  1. Bu elementten yapılmış kap.
  2. Bu elementten yapılmış
  3. Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu).
    Örnek: Ertesi gün çadırların önünde Haldun Nedret'in Kadıköy'den getirdiği bakır lamba yanıyordu. A. Ş. Hisar
  4. Simgesi Cu, atom numarası 29, atom kütlesi 63,546 g olan, periyodik çizelgede 1B grubunda bulunan ve metal özellikleri gösteren,iki kararlı izotopa sahip, bir ve iki değerlikte olabilen, nitrik asit ve sıcak sülfürik asitte çözünen, atmosferik korozyona karşı demirden daha fazla direnç gösteren, bazlar tarafından kolay etkilenen, elektriği çok iyi ileten ve insan, tarih öncesinden beri bilinen ve bitki metabolizmasında önemli bir element. Doğada metal, oksit (küprit), sülfür (glans, kalhopirit) ve karbonat (malahit) halinde bulunan bir element.
  5. Birçok enzimin yapısında, kan yapımında ve bağ doku metabolizmasında rol oynayan, eksikliğinde kansızlık, ödem ve kemik yapısında bozukluklara yol açan, kırmızımtırak parlak, atom numarası 29, atom ağırlığı 63. 54, sembolü Cu olan tuzları zehirli bir metal. Bakır, beslenmede esansiyel bir element olup seruloplazmin, lizil oksidaz, sitokrom oksidaz ve tirozinaz gibi çeşitli proteinlerin yapısına katılır.
  6. Doğada serbest ve birleşik olarak bulunan kızıl renkli, kolay işlenir bir maden.
  7. (en) Cupric.
  8. (en) Cuprous.
  9. (en) Copper.
  10. (fr) Cuivre

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015