Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > outspoken nedir, outspoken ne demek, outspoken türkçesi, türkçe anlamı (outspoken nnd)

outspoken nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






outspoken  US UK

  1. Sözünü sakınmaz, doğru sözlü, samimi.
  2. Açık sözlü, dobra, lafını sakınmayan, sözünü esirgemeyen, lafını esirgemez, samimi

doÄŸru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. 1- Gerçeğe uygun olan. 2- (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  10. Akla, mantığa uygun.
  11. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  12. (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. straight. through. thru. thro. due. true. right. ar.
  13. (en) True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. through. thru. thro. due. ar. aboveboard. base. becoming. fitting. mathematical. precise. upright.
  14. (en) correct.
  15. (en) true
  16. (en) correct
  17. (fr) vrai
  18. (la) verus

sözlü(nedir ne demek)

  1. Sözle, konuşma biçiminde yapılan, ağızdan, şifahi, yazılı karşıtı.
  2. Herhangi bir konu ile ilgili olarak biri ile sözleşmesi bulunan.
  3. Evlenmek için birbirine söz vermiş olan (kimse), yavuklu.
  4. (en) Verbal. oral. nuncupative. parol. verbatim. viva. viva voce. vocal. word-of-mouth. oral. oral examination. fiancee.
  5. (en) Oral. verbal. agreed together. having promised. engaged to be married. fiancé. fiancée.
  6. (en) Oral. verbal. engaged to be married. fiancé. fiancée. orally. parol. spoken.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük