Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > out of nedir, out of ne demek (out of nnd)

out of nedir, out of ne demek?

out of   US UK

  1. Den dışarı, den, den dolayı, dolayı, dışında, haricinde, siz, yoksun, hakkında

out   US UK (nedir ne demek)

  1. Dışarı çıkarmak, çıkarmak, dışarı atmak, kovmak, nakavt etmek
  2. Dışarı!, defol!, çık dışarı!
  3. Ünlem,, dışarı dışarıda
  4. Dışarıya
  5. Dışında
  6. Arasından
  7. Meydana, ortaya
  8. Sız (kalmış)
  9. Bütün bütün, tamamen: sonuna kadar
  10. Yüksek sesle
  11. Edat dışarıya, dışarıda
  12. İşinden çıkarılmış yenik parti üyesi
  13. Bahane, çözüm yolu
  14. Beysbol vurucunun sırasının bitmesi
  15. Muhalif kimse
  16. Matb

of   US UK (nedir ne demek)

  1. Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
    Örnek: Of, bıktım artık! Of, kolum acıdı! Bu da ne karışık bir rüya imiş, diye söyleniyordu. A. Ş. Hisar
  2. (en) Ugh!.
  3. (en) In a general sense, from, or out from; proceeding from; belonging to; relating to; concerning; used in a variety of applications; as: Denoting that from which anything proceeds; indicating origin, source, descent, and the like; as, he is of a race of kings; he is of noble blood.
  4. (en) Denoting possession or ownership, or the relation of subject to attribute; as, the apartment of the consul: the power of the king; a man of courage; the gate of heaven.
  5. (en) Denoting the material of which anything is composed, or that which it contains; as, a throne of gold; a sword of steel; a wreath of mist; a cup of water.
  6. (en) Denoting part of an aggregate or whole; belonging to a number or quantity mentioned; out of; from amongst; as, of this little he had some to spare; some of the mines were unproductive; most of the company.
  7. (en) Denoting that by which a person or thing is actuated or impelled; also, the source of a purpose or action; as, they went of their own will; no body can move of itself; he did it of necessity.
  8. (en) Denoting reference to a thing; about; concerning; relating to; as, to boast of one's achievements.
  9. (en) Denoting nearness or distance, either in space or time; from; as, within a league of the town; within an hour of the appointed time.
  10. (en) Denoting identity or equivalence; used with a name or appellation, and equivalent to the relation of apposition; as, the continent of America; the city of Rome; the Island of Cuba.
  11. (en) Denoting the agent, or person by whom, or thing by which, anything is, or is done; by.
  12. (en) Denoting relation to place or time; belonging to, or connected with; as, men of Athens; the people of the Middle Ages; in the days of Herod.
  13. (en) Denoting passage from one state to another; from.
  14. (en) During; in the course of.
  15. (en) Ouch ! ow ! oof.
  16. (en) Degrees, Farenheit; a temperature scale.
  17. (en) Oil filters.
  18. (en) Prep w dat , from, out of, of, away from, contrary to, by.
  19. (en) Optional Form Source: US EPA.
  20. (en) Reserved word used in array type or one-of-a-kind array declarations 4 6,.
  21. (en) Original finish May be plastic, resin, or china, and are shown without altering their appearance as they came from the factory.
  22. (en) Prep of.
  23. (en) An abbreviation representing an open-face watch, which is a watch with a cover on the reverse and a crystal only over the face on the obverse.
  24. (en) Xo, tsoh; ok, ohkh; Usage Note: See General Grammar for the usage of each of these words.
  25. Edat nin, li, of course tabii, beklenildiği gibi
  26. Nin, ın, den, li, yüzünden

den dışarı (nedir ne demek)

  1. (en) Prep. ex, out of.

den   US UK (nedir ne demek)

  1. (en) Lair, cave; hole; squalid room; cozy room; television room.
  2. İn, mağara
  3. Sığınak
  4. Küçük oda
  5. Çalışma odası
  6. Mağara, in; sığınak; yatak; batakhane; delik; zor durum, çıkmaz

dışarı (nedir ne demek)

  1. Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
    Örnek: Dışarıda yağmur yağıyor. S. F. Abasıyanık
  2. Kişinin konutundan ayrı olan yer
    Örnek: Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı. A. İlhan
  3. Yurt dışı
    Örnek: Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik. B. Felek
  4. Dışa, dış çevreye
    Örnek: Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı. A. İlhan
  5. (en) Clear.
  6. (en) The outside.
  7. (en) Outside of.
  8. (en) Forth.
  9. (en) Outside.
  10. (en) Exterior.
  11. (en) Abroad.
  12. (en) Outdoors.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013