|
otomatik
-
Mekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet).
-
İrade dışında yapılan (davranış).
-
Kendiliğinden
Örnek:
Polis şikâyetçi olunca savcı otomatik olarak harekete geçer, kamu davası açılır. Ç. Altan
-
Bk. özdevimli
-
Bk. özdevinimli
-
Automatic. robot. self-acting. servo-.
-
Automatic. self-acting.
-
Automatic. system in which electric lights are turned on manually and turned off autom. mechanical. self- action. self-driven. self-winding.
-
self-winding
-
İşleysel yollarla devinerek kendiliğinden işleyen (düzenek).
-
automatic
-
automatisch
-
automatique
-
Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı.
-
Denge veya hareket kurallarıyla ilgili.
-
Makine ile yapılan.
-
Düşünmeden yapılan.
-
Bk. işleybilim
-
Bk. işleysel
-
Bk. düzenek
-
Bk. işletsel
-
1- Devim ve denge yasalarını, devindirici güçleri, makinelerin devim ve dirençlerim inceleyen bilim. 2- Bu bilime ilişkin.
-
Mechanical. mechanic. mech. mechanics.
-
Mechanical. mechanics.
-
Mechanical. mechanics. machinal. push button.
-
Mechanical, mechanics
-
Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
-
Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
Örnek:
Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
-
Davranış, tutum
Örnek:
Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
-
Yola çıkma.
-
Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
-
Yer sarsıntısı, deprem
-
Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
-
Devinim.
-
Bk. devinim:
-
Bk. devinim
-
Bk. devim
-
Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
-
1. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. 2. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. 3. Atın bacaklarının hareketi.
-
Action. movement. move. motion. starting. behavior. behaviour. act. bearing. conduct. demeanour. deportment. gesture. locomotion. play. setout. step. stroke.
-
Action. activity. behaviour. deed. departure. front. life. locomotion. motion. move. movement. play. start. stir. stroke. act. conduct.
-
Transaction. conduct. deed. departure. locomotion. move. movement. play. step. stir. activity. act. earthquake. tremor. leaving. performance. start. proceeding. procedure. exploit. set-out. take-off. running. drive. function. stroke. traffic. dispatching.
-
movement
-
movemnt
-
Locomotion, action
-
motion
-
mouevment
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|