Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > otlakçı nedir, otlakçı ne demek (otlakçı nnd)

otlakçı nedir, otlakçı ne demek?

otlakçı

  1. Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinen kimse, asalak
    Örnek: Bizim rahmetli İlhami de otlakçı idi ama, hiç olmazsa bir inceliği vardı, adamı eğlendirirdi. M. Ş. Esendal
  2. (en) Freeloader.
  3. (en) Sponger.
  4. (en) Cadger.
  5. (en) Sycophant.

para   US UK (nedir ne demek)

  1. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
  2. Kazanç
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
  3. Kuruşun kırkta biri.
  4. Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
  5. Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
  6. Çift dönme nicem sayısı ve karşıt koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
  7. 1,4 durumunu gösteren ön ek.
  8. Bir asit, tuz ya da esterin olağanüstü sayıda su molekülü ile birleştiğini gösterir ön ek.
  9. Yan.
  10. Yanında.Dgr.: anat. para
  11. (en) Capital.
  12. (en) Drain.
  13. (en) Fund.
  14. (en) Leeway.
  15. (en) Obverse.
  16. (en) Take.
  17. (en) Prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification.
  18. (en) Prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
  19. (en) Piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent.
  20. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
  21. (en) Gelt.
  22. (en) İnvestment.
  23. (en) The necessary.
  24. (en) Net personality.
  25. (en) Ortho-, and Meta-.
  26. (en) Commodity money.
  27. (en) Dibs.
  28. (en) Dimes.
  29. (en) Face value.
  30. (en) Geets.
  31. (en) Having resemblance to certain features.
  32. (en) Prefix, beside, near.
  33. (en) Far from, away, out, different from.
  34. (en) Prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
  35. (en) Variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name.
  36. (en) Woman who has been delivered of a viable fetus.
  37. (en) Paragraph.
  38. (en) Paraplegic.
  39. (en) The number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'.
  40. (en) Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
  41. (en) Beside/Next to.
  42. (en) Cash.
  43. (en) Monetary.
  44. (en) Pecuniary.
  45. (en) Coffers.
  46. (en) Money.
  47. (en) Para-.
  48. (en) Para.
  49. (en) Shekels.
  50. (en) Currency.
  51. (en) Shiners.
  52. (en) Coin.
  53. (en) Boodle.
  54. (en) Brass.
  55. (en) Bread.
  56. (en) Chink.
  57. (en) Chip.
  58. (en) Dough.
  59. (en) Ducat.
  60. (en) Dust.
  61. (en) Funds.
  62. (en) Green.
  63. (en) Jack.
  64. (en) Kale.
  65. (en) Lolly.
  66. (en) Lucre.
  67. (en) Filthy lucre.
  68. (en) Means.
  69. (en) Purse.
  70. (en) Rock.
  71. (en) Sugar.
  72. (en) Wherewithal.
  73. (en) Wealth.
  74. (en) Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
  75. (en) Pocket.
  76. (en) To be pushed.
  77. (en) Rhino.
  78. (en) Riches.
  79. (en) Roll.
  80. (en) Spendol.
  81. (en) 100 para equal 1 dinar.
  82. (en) Soldier in the paratroops.
  83. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows.
  84. (en) Port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
  85. (al) Para
  86. (fr) Para
  87. Yakın
  88. Ötesinde
  89. İkinci derecede
  90. Benzer.
  91. Paraşütçü asker, paragraf

emek (nedir ne demek)

  1. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü
    Örnek: Ücret emeğin karşılığıdır. Anayasa
  2. Uzun ve yorucu, özenli çalışma
    Örnek: Bir darbe benim bütün o uzun emeklerimi sıfıra indirir. H. C. Yalçın
  3. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci, say.
  4. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü.
  5. Uzun, yorucu ve özenli çalışma.
  6. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü.
  7. (en) Effort.
  8. (en) Trouble.
  9. (en) Labour, labour.
  10. (en) Labor.
  11. (en) Labour.
  12. (en) Work.
  13. (en) Exertion.
  14. (en) Pain.
  15. (en) Toil.
  16. (en) Pains.
  17. (en) Endeavour.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010